AHMET HAKAN’IN HİDAYETE ERİŞİ

11/08/2021 23:13 250

 

Şu hayatta neler oluyor…!!! Kırk yıllık Kani bile,  oluyor Yani… Her şey aklıma gelirdi de, Ahmet Hakan’ın hidayete ereceği, geç de olsa, doğru yolu bulacağı aklıma gelmezdi… Demek ki, olmaz olmaz  dememek lazım… İster istemez, aklıma Emel Sayından zevkle dinlediğimiz, aşağıdaki şarkı geldi. Ahmet Hakan’ın kulvar değişimi, ya da yanlıştan çark edişine uyarlamak

güzel olur.

‘’Duydum ki unutmuşsun gözlerimin rengini,
Yazık olmuş o gözlerden, sana akan yaşlara,
Bir zamanlar sevginle ateşlenen başımı,
Dizlerinin yerine dayasaydım taşlara
****

Hani bendim yedi renk, hani tende can idim,
Hani gündüz hayalin, geceler rüyan idim,
Demek ki senin için, aşk değil yalan idim,
Acırım heder olan, o en güzel yıllara…’’
Hidayet Nedir? Ne Demektir? Hidayetin  TDK ya göre kelime anlamı:

İslami bir kelime olarak öne çıkan bir sözcüktür, Hidayet sözcüğü…Gündelik yaşamda da sıkça karşılaşılan bu kelimenin, dini kökenli bir anlamı bulunmaktadır.

Aynı zamanda, erkek çocukları için verilen bir isim olarak da kullanılmaktadır.

Hidayet Ne Demek?

Hidayet kelimesi ‘doğru yol’ ve ‘hak olan Müslümanlık yolu’ anlamlarına gelmektedir. Hidayete ermek anlamı üzerinden anlatmak gerekirse; bir kişinin Müslümanlığı seçerek doğru yolu bulmuş anlamına da gelmektedir.

Hidayet Nedir?

İslami açıdan anlamı ile beraber, ayrıca bu şekilde cümle içerisinde de kullanılabilmektedir.

Hidayet doğru yolu gösterme, Allah Teala'nın doğru yolunda bulunma ve İslamiyet’i seçerek huzura erme anlamları taşımaktadır. Buna bir örnek vermek gerekirse;

‘’Önce onu sünnet ettirmiş, Hidayete erdiği için, adını da Hadi koymuş ve konağına almış.’’ *Yusuf Ziya Ortaç.*

İslami açıdan anlamı ile beraber ayrıca bu şekilde cümle içerisinde de kullanılabilmektedir.

Hidayet TDK Kelime Anlamı:

Türk Dil Kurumu açısından ise; Hidayet sözcüğü, ‘doğru yol’ olarak geçmektedir. Bu durum hak olan, Müslümanlık yolu anlamı üzerine dini açıdan İslamiyet’i seçme anlamı taşır. Bu anlam üzerinden gündelik yaşamda ya da pek çok farklı yerde cümle içerisinde kullanılır.

Evet, bu girişten sonra, gelelim Ahmet Hakan’ın hidayet cümlelerine…

*‘’Sen ne büyükmüşsün ey Atatürk!
Senin yüzünü Batı'ya dönüşüne epey karşı çıkmışlığım vardır.
Bugün geldiğimiz şu noktada...
“İyi ki yüzünü ve yüzümüzü Batı’ya döndürmüşsün” diyorum, başka da bir şey demiyorum.
*Senin tevhid-i tedrisat diye tutturmana, epey itiraz etmişliğim vardır.
Bugün geldiğimiz şu noktada...
“İyi ki tevhid-i tedrisat diye tutturmuşsun” diyorum, başka da bir şey demiyorum.
*Senin ülkeye getirdiğin laiklik ilkesine epey laf saydırmışlığım vardır.
Bugün geldiğimiz şu noktada...
“İyi ki laiklik ilkesini hayata geçirmişsin” diyorum, başka da bir şey demiyorum.
*Senin bir millet oluşturma çabanı anlayıp dinlemeden çokça eleştirmiştim.
Bugün geldiğimiz şu noktada...
“Bu ne değerli bir çabaymış” diyorum, başka da bir şey demiyorum.
*Senin şeyhlik, efendilik, müritlik gibi kavramlarla başının hiç de hoş olmamasını hep anlayışsızlıkla karşılamıştım.
Bugün geldiğimiz şu noktada...
“Seni çok iyi anlıyorum” diyorum, başka da bir şey demiyorum.
*Senin dini cemaatlere, dini gruplara, dini oluşumlara mesafeli oluşundan pek hazzetmezdim.
Bugün geldiğimiz şu noktada...
“Ne de iyi etmişsin” diyorum, başka da bir şey demiyorum.
Sen ne büyükmüşsün hey Atatürk!
*Artık ben de senin kadrini, kıymetini bilenlerdenim.
Ben de Anıtkabir’ini ziyaret edeceğim.
Ben de posterini duvarıma asacağım…
Ve bir şey daha:
Geçen senelerden birinde sırf artistlik olsun diye 10 Kasım’da saat 9’u 5 geçe, ayağa kalkmamış ve bunu bir marifetmiş gibi bu köşeden cümle âleme ilan etmiştim.
Bu 10 Kasım’da, saat 9’u 5 geçe ayağa ilk kalkan olmak için fırlayacağım.’’

Ahmet Hakan’ın itirafları böyle…

Bence sevindirici bir durum. Tıpkı, zararın neresinden dönersen kardır misali…Geç de olsa, gerçekleri kavrayabilmiş, Atatürk’ün değerini anlamış olması, onun için bir kazanımdır.

Buradan Ahmet Hakan’a bir tavsiye de bulunmak isterim: Atatürk’ün dehasını iyi kavrayabilmek için, onun hayatını, İstiklal savaşımızı ve Atatürk’ün yaşam felsefesini, liderliğini, komutanlığını anlatan kitapları oku. İnanıyorum ki, bu seferde, ben bu hatayı nasıl yapmışım diye üzüleceksin…Atatürk gibi kendini, ruhu, bedeni ve düşünceleri ile milletine adayan bir başka lider yoktur. O batılılarında ifade ettiği gibi son yüzyılın DAHİSİDİR….

SON SÖZ:’’ EY RABBİN YARATTIĞI İNSAN OĞLU;SANA EMREDİLDİĞİ GİBİ, DOSDOĞRU OL, KİMSEYE YAĞCILIK, YALAKALIK YAPMA’’