AFGANİSTAN’IN KADERİ

30/08/2021 23:30 186

 

Tarihi boyunca, adeta yol geçen hanına dönen Afganistan, bulunduğu coğrafya itibariyle, tam bir yol üstü ülkesi durumunda. Makedonya Kralı Büyük İskender’den başlayarak, tarihin hemen hemen, her döneminde, yabancıların istilasına uğramış, kadersiz bir ülkedir. ABD’de de de meydana gelen, İkiz Kulelerin, El Kaide tarafından saldırıya uğradığını ileri sürerek, Taliban El Kaideyi koruyor, suçluları bize teslim etmiyor bahanesi ile 2001 yılında, Afganistan’ı işgal eden ABD, 20 yıllık Taliban mücadelesini, aniden sonlandırıp, onca silah, mühimmat, araç-gereç ve ekipmanı da geride bırakarak, ülkeden ayrıldı.Böylelikle Afganistan yeni bir girdap içine girmiş oldu.Bundan sonrası ne olur/ ne olacak? Bütün dünya gelişmeleri mercek altında izliyor durumunda…

Oysa bu ülke, İngiltere, Rusya, ABD gibi emperyal ülkelerin adeta bir sömürü alanı olmuştur.

Ne Rusya, ne ABD, ne de diğerleri, Afganistan’a bir şey vermemiş, aksine Afganistan’ın madenlerini ülkelerine, sanayilerine taşımışlar, sadece kendi menfaatlerini düşünmüşler. Demokrasi, insan hakları, eğitim, sağlık, tarım, sanayi, refah toplumu olma vb. gibi hiçbir alan da, Afganistan’a yatırım yapmamışlar…

Bu arada, Afganistan yakın tarih de, tarihin kaydettiği bilindik bir oyuna da tanıklık yapmıştır.

1919 yılında, Afganistan’ın yönetimini İngilizlerden bağımsız yürütme hakkını, Ravalpindi savaşıyla kazanan Emanullah Han, (1 Haziran 1892 – 25 Nisan 1960), 1923’de kendisini Afgan Emiri ilân eder.

1920 yılında, Afganistan’da Topal Molla lâkabıyla tanınan bir zat ortaya çıkar ve önce bir tekke kurar.
Hemen ardından, kendi adamlarını Afganistan’ın dört bir yanına salarak

‘’Şöyle büyük bir evliya, böyle büyük bir ulema’’ şeklinde reklamını yaptırır…



https://1.bp.blogspot.com/-ZBGpjD9Mw34/XDtCqsNJsVI/AAAAAAAAN3Y/MvricgQc9WMe4wGa2oCn02xT2UwVlnahQCLcBGAs/s1600/Topal%2BMolla%2Bve%2BAfganistan%2BEmiri%2BAmanullah%2BHan%25C4%25B1n%2BHikayesi%2B1.png Afganistan üzerinde ekonomik yaptırımlarını kaybetmek istemeyen İngiltere, Lawrence tipi bir İngiliz ajanını( Tıpkı 1916’da, Osmanlı’ya uyguladığı, Sykes-Picot antlaşması gibi) görevlendirir.

İngiliz Ajanla birlikte görevli gelen diğer ajanlar, Topal Molla lakabı verilen ajan hakkında kerametler anlatıp, propaganda yapmak üzere bölgeye dağılırlar…

Köy köy, kasaba kasaba gezerek, tam bir misyonerlik yaparak, Topal Mollanın kerametlerini anlatırlar.Bir yıl gibi kısa bir süre içerisinde binlerce müridi olur Topal Mollanın.

3 yıl içerisinde, sayısı yüz binleri aşan, Mürit toplar etrafına.

Üç yıl gibi çok kısa bir zaman içinde, Topal Mollanın müritlerinin sayısı 200 bine ulaşır ve 1925 yılına gelindiğinde daha da artarak 300 bini aşar.

Topal Molla, Tarikat Şeyhi olarak geniş bir çevre ve etki alanına sahip olduktan sonra, ülkesini bağımsız yönetmeye çalışan Emir Emanullah Han’a karşı, müritlerini kışkırtır…

Devlet yönetiminde yolsuzluk yapıldığını, ahlaksızlık ve israfın çok olduğunu, hükümete ve başında ki krala karşı mücadele etmenin Farz olduğunu anlattığı müritleriyle beraber, ülkeyi iyice karıştırır.( Ne kadarda bizim İstiklal savaşı aşamalarında ki padişah taraftarlarının tutumuna benziyor)

Topal Molla, istediği güce ulaşınca, Afgan emirine karşı ayaklanma başlatır.

Bir yıl içinde büyük katliamlar yapılarak, oluk oluk kan akıtılmış, Afgan Kralı Emanullah'ın ülkesinden kaçmaktan başka çaresi kalmamıştır.

Emir Emanullah Han, bu şahsın ‘ajan’ olduğunu bildiği halde, halkına bunu söyleyemez.

Ülkede kardeş kanı dökülmeye başlayınca, halkı karşısına almaktan ve daha çok kan dökülmesinden çekinen Emanullah Han, 1929’da ülkesini terk eder.

Bir daha da ülkesine dönemez.

Emanullah Han, Kabil Hava limanında İtalya’ya gitmek üzere uçağın hareketini beklerken,bastonlu, İngiliz tipi takım elbiseli, beyaz şapkalı sarışın bir adam yanına yaklaşır.

Bu kişi Emanullah Hanı selamlar ve hemen sorar;

Beni tanıdın mı ?

Ben, o meşhur Topal Mollayım.

Afganistan'ı karıştırmakla görevliydim, görevimi başarıyla bitirdim ve şimdi İngiltere’ye dönüyorum’’
‘-Benim ajan olduğumu bildiğin halde, neden bunu halkına söylemedin?

Bu benim en büyük korkumdu, ama sen bunu bile yapamadın!

Bildiğin halde neden sustun’.

Ülkesini terk etmek zorunda kalan Emir Emanullah Han,

‘Söyleseydim daha da kötü olayların olabileceğinden korktum.

Çünkü halkımın size olan güveni çok fazlaydı’ der.
‘’Ben senin İngiliz ajanı olduğunu ve hangi görevle Afganistan'a gönderildiğini çok iyi biliyordum.

Sen, halkımı öylesine etkilemiştin ve onların gönüllerine girmiştin ki,

senin İngiliz casusu olduğuna onları inandırmanın imkanı yoktu’’

İngiliz ajanı Topal Molla, sarığını, fesini atmış, uzun sakallarını kesmiş, başında İngiliz fötr şapkası, boğazında gayet kibar kravatıyla, kazandığı zaferin mağrurluğu için de, İngiltere’ye yola çıkmıştı.

*Bu olay, İngiliz ajan Topal Mollanın hatıralarında alınmıştır.


 

https://1.bp.blogspot.com/-as6KYgsqRYA/XDtDCnBZsrI/AAAAAAAAN3g/WCwsOgiPZZY-MHyIGVk-1bf3glgwLC51gCLcBGAs/s1600/Topal%2BMolla%2Bve%2BAfganistan%2BEmiri%2BAmanullah%2BHan%25C4%25B1n%2BHikayesi%2B2.png