Adana başaracak

26/12/2019 22:57 1210

 

Yazamaya ara vermiştim. Gazeteden Sefa kardeşim aradı ve Zeydan başkanla bir araya geleceğimizi söyledi. Adana doğduğumuz şehir. Hak etmediği şekilde erozyona uğratıldı. Yeni bir dönem başladı ve onca sıkıntıya rağmen, Adanalının güvenini kazanmış bir başkan seçildi ve onu dinlemek istedim.

Başkan gelince dikkatle izledim. Kafası dolu olarak gelmişti. Hepimizi zaten tanıdığı için Savaş’ın beş ocak ekibini tanıttığı bölümde, hiç birimize bakma ihtiyacı duymadı. Ama kararlı bir duruşu vardı.

Bu girişi neden yaptım?

Seçimlerin üzerinden dokuz ay gibi bir süre geçti. Gelmeden büyükşehir belediyesini sorduğumuz kişiler, ortada hiçbir şey göremedik demişlerdi. Hatta sahada olan arkadaşlarımız bile, aynı fikirdeydi. Hepimiz önemli bir borç yüküyle belediyemizin devir alındığını biliyorduk. Bu yüzden başkanın, ne söyleyeceğini ve duruşunu merak ediyorduk. Ama gördük ki, kararlı ve inançlıydı. Hatta yaptığı çalışmaları özetleyen, görsel tanıtımlar bile hazırlatmıştı.

Bana soru sorma sırası gelinceye kadar, başkan Zeydan Karalar, ekonomik açıdan belediyemizi devir aldığındaki durumunu anlattı. Kısaca özetlersek, 4320 milyar borç, her ay da,  60 milyon bütçe açığı olan bir belediye devir alındığını anlattı. Aski ise, her ay, 15 milyon bütçe açığı veren bir durumda teslim edilmiş. Bu durum karşısında, belediyenin öncelikle bütçe açıklarını kapatan ve hatta hizmet üretebilmek için kaynak oluşturulması çabaları öncelikle uygulanmış. Borçlanmayı prensip olarak doğru bulmadığını söyleyen başkan, belediyenin içinde bulunduğu dar boğazı aşmak için borçlanmadan başka çare olmadığı için bu yola başvurmak zorunda kaldıklarını söyledi. Buna rağmen bu dokuz ayda yapılan hizmetler var ve yeni projeler için temeller atmışlar. Gazetemizde detaylı şekilde yapılanlar yer alacağı  için ben yazımda tekrara düşmek istemedim.

Benim sorduğum soruya gelince; ‘Yerel seçimler sonrası siyasette yeni bir durum oluştu. Merkez siyaset bilhassa, CHP yönetimine geçen büyükşehir belediyeleri üzerinden, yapılmaya başlandı. Başkan, siz bir şekilde bu durumu dengelediniz.

Adana gibi başkan sloganıyla seçim kazandınız.

Adana, Adana gibi mi bugün?

Döneminiz sonunda, nasıl bir Adana olacak?’  Şeklinde bir soru oldu.

Başkan da, hepimizde Adana’nın, Adana gibi olmadığını biliyorduk. Geçmişten gelen değerlerimiz, erozyona uğratılmıştı. Başkan geçmişten örnekler verirken, şehrimize gelenlere, işveren bir durumdayken, bu gün işsizlikte lider duruma geldiğimiz konuşuldu.

Yerinde sayan onca başlık sayıldı ve Adana, Adana gibi değildi bu gün. Eski Adana hiç değil. Doksanlı yıllara kadar gelişen, iş sağlayan, ülkenin sanayisinde öncü olan, tarımda neredeyse ülkeyi besleyen, ticarette ve ihracatta, ülkemize katkı koyan yapı yok artık. İş sağlayan yapısının yerini, işsizlikte birinci olan bir yapıya dönmüş haldeyiz. Rantiyeye dönüşmüş bir kent ve her şey keşmekeş içine düşmüş vaziyette. Adana halkı onca mücadeleyle okuttuğu çocuklarını, yaşadığı şehirde iş sahibi yapamıyor. Yapamayınca nitelikli göç başlıyor ve Adana, Adana olmaktan çıkıyor.

Bundan sonra ancak on yıllık bir süre sonunda, bu işlerin bir disipline gireceğini düşünüyor başkan.

Bu dönem hangi projelerin, vizyon projeleri olacağı soruldu başkana…

Çalışmalarını başlattıkları üç mahalleye, yedi mahalle daha ekleyerek kentsel dönüşümünü gerçekleştirmek,

Yeşil vadi projesinin hayata geçirilmesi,

Seyhan vadisinin yeni bir anlayışla güzelleştirilmesi,

Kent meydanının bitirilmesi,

Metro ile ulaşımın rahatlatılması projeleri ile Kongre merkezini hayata geçir meyi hedeflendiğini, Zeydan başkan öğrendik.

Sonuç olarak, başkanı kararlı ve inançlı gördüğümü belirtmek isterim. Hepimiz seçilmiş başkanlarımızın, Adana için çalıştıklarını biliyoruz ve başarılı olmalarını istiyoruz. Başkanın da belirttiği gibi, siyaset elbette var, ancak belediye başkanı olunduktan sonra, artık tüm şehri kucaklayan bir yapıda, hizmet anlayışını, sürdürmek gerekiyor. Yani siyasetin hangi yerinde durursak duralım, Adana için ortak bir payda da, sorumluluk alan başkanlarımıza katkı koymamız, Adanalılık gereği diye düşünüyorum. Bu katkı nasıl olur? Bu sorunun cevabı ‘Adana ile bütünleşerek, Adana ilinin temel sorunlarının tartışıldığı, çözüm ler üretildiği, oturumlar, çalıştaylar yapılarak, yani ‘Yönetişim’ modeliyle yaşadığımız şehire katkı koyabiliriz.

Başkanın sunumu sonunda beni düşündüren konu ise, neler yapıldığını biz gazeteciler bile, bu toplantı öncesi bilemiyorsak, kendini ve kentini yeteri kadar tanıtamayan bir belediye olmasıydı. Çözüm ise iletişim kanallarını en iyi şekilde, çift taraflı kullanabilen, P.R. konusunda uzamn ‘Halkla ilişkiler’ çalışmalarını yönetecek bir kadroyla bu işleri yürütmektir. Her şeye rağmen, Sayın başkanımızın kararlı duruşu, onun başaracağına olan inancımızı, pekiştirdi diyebilirim..