ACILARLA BAŞETME

01/09/2020 03:59 682

 

Rahat, huzurlu, mutlu, başarılarla dolu bir ömür istenir. İstenir de bu çok kez mümkün olmaz. Yaşamda üzüntüler, acılar sanki neşenin, huzurun hep önünde gidiyor.

Ölüm dahil o kadar çok neden var ki üzüntüler için. Bunları aşmak, atlatmak, üstesinden gelmek kolay değil, çok zor.

Bu sıkıntılarla baş etmede kişiliklerin, maddi olanakların, inançların, çevrenin, yapılan yardımların önemli payı var.

Kaza geçiren, sakatlanan, uzun süren ıstıraplı, masraflı, ölümcül hastalarda durum daha karışık ve çapraşık. Ya iyileşemezsem, hep sakat kalırsam, işimi kaybedersem, eskiden yaptıklarımı yapamazsam, bana-aileme kim bakacak, tedavi parasını nasıl bulacağım, ölürsem ailemin durumu ne olacak diye cevap bekleyen sorular… Bu ve benzeri sorular üzeri yiyip bitirir, sağlıklı karar vermeye engel olur.

Günümüzde bir başka üzüntü nedeni, giderek artan, önem kazanan, sorun haline gelen yalnızlık. Herkesi yaralar, sıkıntı yaratır yalnızlık. Çekingenler, utangaçlar, güçsüzler, hastalar, yaşlılar, dullar, kendini dışlanmış hissedenler, yanlış anlaşıldığını sanalar, kendilerini başkalarından farklı görenler, bir zamanlar ünlü ve önder konumda olanlar, ihanete uğrayanlar, yaşadığı yerlerden kopup başka bir yere yerleşenlerin üzüntüsü daha da fazla ve de derin olur.

Üzüntülü, kederli olanlar, yalnızlık acısı çekenlere, dost, arkadaş sevgisi, ilgisi, şefkati, şifalı bir ilaç gibi iyi gelir, yardımcı olur. Kişi bunlardan yoksunsa, yeis’i daha da artar. Onlar mahsun, karamsar, kolu kanadı kırılmış kuşlar gibidir.

Her şeye karşın gene de tükenmemeli umutlar. Tanrıya güvenip sarılmalı yaşama. Çünkü her şeye rağmen yaşamak güzel. Ama en iyisi sağlıklı ve mutlu olanı.