ABD’NİN KARADENİZE ÇIKMA TAKTİĞİ

18/06/2021 22:10 230

 

Son günlerin flaş konusu, şüphesiz ki ‘Kanal İstanbul’ projesidir. Bilim insanlarının, konunun uzmanlarının karşı çıkmasına rağmen, proje ısrarla savunulmakta ve 26 Haziran 2021 günü ilk kazmanın vurulacağı belirtilmektedir. Kanal İstanbul projesi için, İstanbul halkına gidildi, anketler yapıldı. İstanbul halkının %50’den fazlasının bu projeye karşı olduğunu, 8500 yıllık, köklü bir tarihi olan İstanbul’un, doğasının ve dengesinin değişeceği ifade edilmektedir. İktidar ise, her şeye rağmen bu kanalı yapmakta ısrar etmektedir. Peki ama neden? Bilim insanları, uzmanlar ve de halk, karşı çıkmasına rağmen, bu ısrar niye? İşte işin özeti, işin can damarı, bu niye kelimesinde…Bilindiği üzere, Türkiye’nin bağımsızlık ve özgürlük belgesi olan, Lozan Antlaşmasını, ABD tanımamaktadır. Keza, Boğazları Türkiye’nin hakimiyetine ve kontrolüne bırakan Montrö sözleşmesi de, ABD için bir handikap. Bu sözleşme, adeta Türkiye’nin Boğaz kilididir. Boğazlardan geçiş ise, Tamamen Türkiye’nin inisiyatifinde olup, bilhassa savaş gemileri için, belirli kıstaslar vardır. En önemli madde: Karadeniz’de kıyısı bulunmayan devletlerin, denizaltıları ve uçak gemileri, Boğazlardan geçemeyecektir maddesi.

Büyük balık, küçük balığı yutar misali, hedefinde Karadeniz’e  açılmak var olan ABD, bütün gücüyle, Türkiye’yi sıkıştırıyor. Niyeti, Karadeniz’i ABD gölüne çevirmek. Baktı ki Montrö yüzünden, gemilerini Karadeniz’e sevk edemiyor, o halde ben de hükümete baskı yapar, rahatça kullanabileceğim yeni kanal açtırırım yoluna gitti. Dünya konjonktürü ve ABD Türkiye ilişkileri göz önüne alındığında bunun nasıl bir gelişmeye yol açtığı, apaçık görülmektedir.

Peki, ABD ne yapıyor?

ABD, şimdilik tepkiye sebep olur diye kendi savaş gemilerini göndermedi ama İngiliz savaş gemisi HMS Defender, 9 Haziran günü sabah saatlerinde Sarayburnu Limanı'na demirledi.

İngiliz Kraliyet Donanması'na ait D36 borda numaralı HMS Defender isimli savaş gemisine Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü'ne ait Kurtarma 2 ve Mehmetçik Kurtarma römorkörleri eşlik etti…

Twitter'da "Aslan Amca" adlı kullanıcı, "Halkbank davasından önce Joe Biden'ın, 'Ya Kanal İstanbul'u yapın, ya Montrö ve Lozan'dan vazgeçin, ya da ben sizi taş devrine göndereyim' dediğini ve bunun üzerine devletin de Kanal İstanbul'a Haziran sonu gibi başlayacağını söylediğini ifade etmiş.!

Amerikan ve İngiliz savaş gemilerinin Montrö ve Lozan dahil Atatürk'ün diğer bütün kazanımlarını iptal edecek Kanal İstanbul'un temelinin atılmasına şahit olmak için Haziran'da burada olacağını da söylemiştim. Türk devleti ve Türk halkı kaybetti." diye de ayrıca mesajlar attı.

İngiliz savaş gemisinin Sarayburnu'na demir atmasının başka bir sebebi varsa, Milli Savunma Bakanı açıklasın! Fakat İngiliz Savaş gemisinin, şahitlikten öteye, Kanal İstanbul temel atma törenine nezaret etmeye geldiği de söylenebilir.

Üstelik Marmara'yı deniz salyası (müsilaj)kaplamışken, ilgili bakan, "Kanal Marmara'yı temizleyecek" İstanbuldiyor. Halbuki Marmara'daki kirliliğin sebeplerinden biri, Karadeniz'den gelen akıntının kirli olmasıdır. Karadeniz'deki kirliliğe ise Avrupa'nın pisliğini Tuna nehrine vermesi sebep oluyor. Tabii Marmara'dan gemilerin boşalttığı kimyasal atıkların da deniz suyu ile tepkimeye girdiği görüntülerle sabit. Elbette, başta İstanbul, İzmit ve Tekirdağ olmak üzere Marmara'ya kıyısı olan şehirlerin atıkları da sebeplerden biridir. Bu kadar kimyasalın biriktiği Marmara'ya deniz suyunun ısınmasıyla birlikte çözelti oluşturacak nitelikte birkaç gemi kimyasal boşaltmak, deniz salyası oluşumunu hızlandırmış olabilir.

Böyleyse, Marmara'nın deniz salyasıyla kaplanmasıyla Kanal İstanbul'un temel atma tören tarihlerinin yakın olması tesadüf olmayabilir! Bu arada İngiliz savaş gemisinin Sarayburnu'na demirlemesi, sanki Türk halkına tehdit gibidir.

İngiltere'nin 61 parça savaş gemisi, 13 Kasım 1918'de de Sarayburnu'na demirlemiş, bazıları, toplarını Yıldız Sarayı'na çevirmişti! Yani Padişah Vahdettin, İngiliz savaş gemilerinin tehdidi altına alınmıştı.

Aynı gün, komutan olarak atandığı Yıldırım Orduları dağıtılmış olduğu ve görevden alınarak İstanbul'a çağrılmış olduğu için trenle Haydarpaşa'ya gelen Mustafa Kemal Paşa, Kartal istimbotu ile Galata'ya geçebilmek için burada saatlerce beklemek zorunda kalmıştı. Kartal istimbotu ile İngiliz savaş gemilerinin arasından geçerken de, ‘’ Geldikleri gibi Giderler’’ demişti…

Mustafa Kemal Paşa, sözünün gereğini yerine getirdi, İngiliz savaş gemilerini dahil, bütün işgal kuvvetlerini geri gönderdi ve bu sebeple Türk Milleti ona Atatürk dedi.

Bu arada İngiltere, Çanakkale'de başlayan mağlubiyetleri sonunda süper güç niteliğini kaybetti ve yerini ABD'ye kaptırdı.

***

Şimdi ise aynı İngiltere, ABD adına gözcülük yapmak için yine Sarayburnu'na demirledi!

Gerçi Üsküdar'daki Vahdettin köşkü de devlet işlerinde kullanılıyor ama bu defa başkent İstanbul değil Ankara!

Mustafa Kemal Paşa, stratejik derinlik adına Ankara'yı başkent yapmıştı! Ankara'ya savaş gemisi göndermeleri ise mümkün değil.

Yine geldikleri gibi gidecekler! Üstelik bu gidiş, ABD'nin süper güç niteliğinin de sonu olacak…

SON SÖZ: ‘’SÜRÜ TERSİNE DÖNÜNCE, UYUZ KEÇİ LİDER OLUR.’’