65 YAŞ SENDROMU

15/11/2022 18:42 270

 

Bazen düşünüyorum da, bu 65 hikayesi niçin bu kadar popüler oldu? Daha önce memlekette 65 yaşında insan yok muydu? Covid-19la birlikte gelen bu popülerlik niye?

Oysa biliyoruz ki; Devlette emeklilik üst yaş sınırı: 65’dir. Valisi de, kaymakamı da 65 yaşında emekli olur. Keza TSK ‘da  ve Üniversitelerde de emeklilik yaşı 65’dir… Şöyle düşünelim: İnsan doğdu, tahsil hayatına başladı, normal süreçte 22-23 yaş aralığında  Üniversiteyi bitirdiğini varsayalım, askerlik hizmetini de tamamlamış olsun, ortalama olarak 23-24 yaşında iş hayatı başlıyor… Elbette bunun istisnaları var. Yüksek lisans yapmak, Phd( Doktora) yapmak gibi… Ancak genel kabulden hareket edersek , bir kişinin normal sürelerde ve normal koşullarda 41-42 yıllık bir çalışma hayatı var. Tıpkı Hz. Mevlâna’nın dediği gibi; Hamlık dönemi, Yanma Dönemi, Pişme dönemi…Tahsil tamamlandı, iş hayatına merhaba dendi, çırak, kalfa, usta kademesi gibi, ilk 5. Yıl deneyim, tecrübe kazanma  dönemidir. Sonraki 10’lu yıllar, bu deneyimi pekiştirme, kendini daha çok geliştirme ve tam anlamıyla ustalık dönemidir. Ve böylece, 65. Yaşına ulaşarak, emekli olur. Emekli olanların kimi, emekliliğin tadını çıkarmaya çalışır, kimi tekrar çalışmaya başlar, kimi de bir işyeri açarak, çalışma hayatına devam eder. Yani kısacası, dört dörtlük emekli hayatı yaşayan kesim ne yazık ki azınlıktır…  

65 ini aşıp 70' e yaklaşmakta olan arkadaşlarımdan birine kendinde ne gibi bir değişiklik hissettiğini sordum....
Bana hepinizle paylaşmak istediğim aşağıdaki çok ilginç satırları yolladı...
(1) Ailemi, kariyerimi ve pozisyonumu sevdiğim yılların ardından, şimdi eski arkadaşlarımı sevmeye başladım…
(2) Bir atlas olmadığımın farkına vardım. Dünyayı omuzlarımda taşımam gerekmiyor…
(3) Meyve sebze satanlarla pazarlık yapmayı bıraktım. Sonuçta, bir kaç kuruş fazla ödememle cebimde bir delik açılmayacağını biliyorum, ama o bir kaç kuruş, zavallı adamın kızının okul masraflarını ödemesine yardımcı olabilir…
(4) Taksi şoförüne ödeme yaptığımda, para üstünü almıyorum. Ekstra para kazanmak yüzüne bir tebessüm kondurabilir. Ne de olsa benden çok daha fazla yoruluyor…
(5) Yaşlılara bu hikayeyi anlatmıştınız demeyi bir kenara bıraktım. Ne de olsa, bu hikâyeler hatıralarını canlandırmalarına ve geçmişi tekrar yaşamalarına yardım ediyor…
(6) İnsanları hatalı olduklarında bile düzeltmemeyi öğrendim. Ne de olsa, herkesi mükemmel yapma sorumluluğu bana ait değil. Huzur mükemmeliyetten çok daha önemli…
(7) Cömertçe ve bolca iltifat ediyorum. Ne de olsa, bu yalnızca karşımdakine değil, benim de ruh halime iyi geliyor…
(
8) Giysilerimdeki kırışıklığı ya da bir lekeyi dert etmemeyi öğrendim. Sonuç itibariyle, kişilik görünüşten daha çok öne çıkar...
(9) Benden farklı kişilerle tartışmaktan kaçınıyorum. Ne de olsa, onlar iyi ilişkiler
yürütmenin önemini bilmiyor olabilirler, ama ben biliyorum…
(10) Beni kirli oyunlarıyla saf dışı bırakmak isteyen biri olduğunda, sakinliğini koruyorum. Sonuçta, ben ne kirliyim ne de kimseyle bir yarış halindeyim…
(11) Duygularımdan utanmamayı öğreniyorum. Ne de olsa, beni insan kılan duygularım.
(12) Bir ilişkiyi koparıp atmaktansa, egomu bir kenara bırakmanın daha iyi olduğunu öğrendim. Sonuçta ego, tek başıma olmama neden olacakken ilişkiler asla yalnız kalmamamı sağlar…
(13) Her günü son günümmüş gibi yaşamayı öğrendim. Ne de olsa, öyle de olabilir...
(14) Beni mutlu eden şeyleri yapmayı öğrendim, ne de olsa ben kendi mutluluğumdan mesulüm, başkasınınkinden değilim. Belki  daha çok şey var, söylenecek, dile getirilecek…

Ancak şurası bir gerçek ki, Covid 19 yüzünden, en verimli, en deneyimli, en olgun çağını yaşan 65. Yaş ve üstü insanlar, adeta topluma yük gibi gösterilmeye çalışılarak, hedef tahtasına oturtuldu.

SON SÖZ:’’ AKIL YAŞ DA DEĞİL, BAŞTADIR.’’