27 Mayıs Darbesi

27/05/2022 02:19 781

 

62 yıl önce 27 Mayıs 1960 da askeri bir darbe oldu. Fakat daha önceki günlerde ihtilale yol açan bir takım olaylar da gelişti bunda Demokrat Parti iktidarının anti demokratik davranışları olduğu kadar muhalefet partisi olan CHP nin de kabahati vardır.

Demokrat Parti iktidara gelince birkaç yıl Amerikan yardımlarından yararlandı, çiftçiler en fazla ürün aldığı hem de bu ürünleri piyasada değer buldu. O zaman çiftlik ağalarına anlatılan hikayeler de gündeme geldi. Özellikle pamuk ve buğday da büyük kazançlar oldu.

DP iktidarı bu yardımları kısa zamanda bitirince Amerikalılar bize yardım etmez oldular.

1954 seçiminde Demokrat Parti 1950 seçimine nazaran daha çok milletvekili çıkardı, Chp den Kasım Gülek’in aşırı gayretleriyle ayakta kalmaya çalıştı ama 1957 seçimlerinde durum birden bire değişti, muhalefet partisi olan CHP 200 e yakın milletvekili çıkardı ve muhalefet eleştirileri daha da sertleşti. Birçok ilde İnönü şehre sokulmadı hatta kendisine taşlar atıldı. O da ılımlı hareket edeceği yerde eleştirilerini daha da arttırdı ve şu tarihi sözleri meclis kürsüsünden söyledi. ‘’ suçluların telaşı içerisindesiniz sizi tarih kürsüsünden seyrediyorum, gidiş kötüdür sizi ben bile kurtaramam.’’ İnönü bu sözlerinden ötürü birkaç oturum meclise alınmadı, o da emekli generalleri toplayarak durumu gözden geçirdi.

Maalesef o günlerde aklı başında bir insan yoktu. Demokrat parti tahkikat komisyonları kurdu bununla da kalmadı her gün radyodan ulusal cepheye kaydırılan şüpheli insanları saymaya başladı.

Amerikalılarca Adnan Menderes’in bir hatası da ABD daen aldığı yardımı Ruslardan istemesiydi. Bu tutumu kendisinin sonu oldu.

27 Mayıs gecesi bütün Demokrat Partililer toplatıldı ve yedek subay okuluna konuldu. Kendilerine yapılan tavsiyeyi dinleselerdi bu ihtilal olmazdı. O tavsiyeler hükümetin istifa etmesiydi buna mani olan kişi devrin Cumhurbaşkanı Celal Bayar idi. Bu teklife karşı şunları söylemiştir. ‘’ Dere geçilirken at değiştirilmez’’

Oysa ki Demirel Eskişehir’den ertesi günü istifa etme kararını verecek.

Her taraf işgal edildi, ve gece yarısı radyoda Alpaslan Türkeş’in sesi işitildi. İhtilali yapan grubun içinde yüksek rütbeli bir General yoktu, o yüzden senelik izne çıkmış olan ve İzmir’e yerleşmiş olan Cemal Gürsel ihtilalin başına getirildi.

Zamanla anlaşıldı ki ihtilali yaptıranlar Amerikalılar değil, İngilizlermiş.

İhtilal komitesi açıklandı her sınıftan ve rütbeden insanların yer aldığı bir ihtilal komitesi ilk iş orduda bir çok subayı emekli etmek oldu. Bunun için para toplama yerine yüzükler hediye edildi. Bunlarda yapılan emekli subay mahallesine, alyans mahallesi dendi. İhtilal komitesi kısa zamanda birbirine düştü Alpaslan Türkeş ve ona bağlı arkadaşları dış memleketlere sürgüne gönderildi. Daha sonra Yassıada da davaları görülmeye başladı, bu bir davadan çok istiklal mahkemesi şeklindeydi hatta Demokrat Parti milletvekillerinden biri o günkü toplantıda ben yok olduğum halde beni de suçlu gösteriyorlar bu nasıl iş diye sorduğunda mahkeme başkanı Salim Başok ‘’bunu bana değil seni buraya tıkan kuvvete sor diye cevaplamıştı zaten toplantıda bulunsaydı nasıl olsa olumlu oy kullanacaktın bunun için suçlusun demiştir. ‘’ bu şartlarda yürüyen mahkemede zaman zaman alkışlamalar ve yuhalamalar oldu. 

Karar günü geldi çok sayıda milletvekili idama mahkum edildi. Milli birlik komitesince sonra bu sayı 3 e indirildi ve Adnan Menderes, Dış işleri bakanı Fatin Rüştü Zorlu ve Maliye Bakanı Hasan Polatkan Adnan Menderes ile birlikte idam edildi. Menderes’in idamının gündüz yapılması ilginç, sonrada bu kişilere af çıkarıldı Yassıada mahkumlarına da af çıkarıldı sonra olay tarihin sayfalarına gömüldü.

Daha sonraki yıllarda sanırım Turgut Özal döneminde bu üç idam mahkumunun cenazeleri Yassıada dan alınıp, İstanbul’a getirildi ve onlara layık bir yere nakil edildi.

Milli birlik komitesinin hazırlattığı anayasa cidden mükemmeldi çünkü kuvvetler ayrılığını esas almıştı. Zamanla bu da bozuldu ve ortadan kalktı.

Tanrı bize yeni 27 Mayıslar göstermesin.