20’lerinde Hayat Yorgunuyum

24/04/2021 02:56 379

Bu hafta yazı yazarken içimden neşeli, eğlenceli bir yazı yazmak geçti. Ama zihnim farklı ruhum farklı konuşunca pek de neşeli bir yazı olmadı. Bu hafta doğum günümdü. Hediyelerim geldi, güzel dilekler dilendi ama sıradanlık devam etti. Mutlu olmama rağmen hayata anlam veremedim. Çok genç olduğum halde hayat gözümde anlamsızlaştı. Zor, mücadelelerle dolu, kader ve şans oyunu. İşte her şey hayatın bize oynadığı bu kader çarkında gizli. Ne olacağın, olduğun ve yaşanacaklar...

Dediğim gibi bu hafta çok yorgundum. Yataktan kendimi zar zor kaldırdım. Gerçi hep uyumayı severim. Çünkü uyumak dinginlik, sakinlik, huzur ve hayatın mücadeleci halinden birkaç saat olsun bir kaçış imkanı sağlar. Fark ettim ki Müge İplikçi’nin kitabında yazdığı gibi yorgundum ben ama “hayat yorgunuydum”. Bana hep olgun ve farkındalıkları yüksek bir birey olduğumu söylerler. Bu çok da iyi bir şey değilmiş aslında. Çünkü ruhunuz yoruluyor, hayat yoruyor...

Bu durum aynı kötü niyetli bir bireyin iyi olmadığını bilip değişmesini istemeye benziyor. Binanın özündeki malzeme değişir mi? Evet bazen malzemeye ek yapılabilir. O durumda karşınızdaki birey pişmanlık duyup değişime geçebilir ama 7 sindeki bireyin 70 şinde değişmesini beklemeye benziyor hayatta her şeyi fark edip yaşamaya çalışmak. Yoruyor ya yoruyor yani...