19 MAYIS

23/05/2022 00:18 684

Başlık dikkati çektiği gibi sadece 19 Mayıstır. Yani bir tek günü ifade eden bir başlıktır. Anlaşılacağı gibi, aslında bu 19 mayıs, 1919 tarihine sabitlenen bir gündür. Ancak, 19 Mayıs günü sadece sıradan bir günü ifade etmez. 19 Mayıs, koca bir tarihi anlatan bir gündür. 19 Mayıs, dünya tarihinin en büyük liderlerinden biri olan Koca Mustafa Kemal ATATÜRK’ün, benim doğum tarihim dediği gündür.

ATATÜRK, Büyük Nutku’na 19 Mayıs gününü temel alarak başlar.

Peki, nedir 19 Mayıs? 19 Mayıs’ı bu kadar önemli kılan nedenler nelerdir?

19 Mayıs, en az bin yıllık Hıristiyan Avrupa ve Türk arasındaki açık-gizli mücadelelerin, savaşların, rekabetlerin, olayların Avrupalılar lehine son bulduğuna inanılan bir duruma başkaldırının günüdür.

19 mayıs, Avrupalıların ve daha genel bir ifade ile Batının, en az bin yıldır çözmeye uğraştığı ve bu uğraşıda çok kayıplar verdiği “Şark Meselesi” konusunu Türklerin aleyhine çözdüğüne inandığı düşüncesini yok eden bir meydan okumanın başladığı gündür.

Bugünlerde, 15-20 bin yılı araştırılan Türk tarihinde en ağır bunalımın olduğu dönemlerden biri, 19 mayıs 1919’a neden olan dönemdir.

Özetle, 19 Mayıs 1919 günü Samsun’a çıkış, gerek dünya tarihinde ve gerekse Türk tarihinde eşine az rastlanır bir mücadelenin başlangıç günüdür.

 Memleketin orduları dağıtılmış, bütün tersanelerine girilmiş, Türk Milleti fakirlik ve yoksunluk içerisinde bulunurken idare edenler kendi şahsî emelleri için işgalcilerin emellerine hizmet eder durumdadırlar.

Bu durumda yapılacak tek karar karar kalmıştır: YA İSTİKLÂL, YA ÖLÜM!

Bu yoldan başka bir yol ile sömürgeci işgalcilerin “GELDİKLERİ GİBİ GİTMELERİ MÜMKÜN DEĞİLDİR.”

Gerçekler böyle olduğuna göre yapılacak bir iş kalmıştır. Bir yolunu bulup İstanbul’dan Anadolu’ya geçmek ve işgalci istilacılara karşı Türk Milleti’nin harem-i ismetinde düşman ile karşılaşmak. Yani, diğer bir ifade ile, teslimiyeti tercih etmiş İstanbul’da değil direnecek, başkaldıracak olan Anadolu’da Türk Milleti ile omuza omuza vererek savaşmak ve mücadele etmek tek çıkar yol olarak görünmektedir.

19 Mayıs günü, bu tek çıkar yolun uygulanmaya başladığı gün olarak kabul edilmelidir, edilmektedir.

Şunu da hemen belirtmeliyiz ki, 19 Mayıs bu çıkar yolun uygulanmasına başlandığı gün olarak kabul edilir ama, mücadelenin açıkça ilân edildiği gün değildir. Mücadelenin ilân edildiği gün, 21-22 Haziran 1919’da dünyaya duyurulan Amasya Tamimi’dir.

Mustafa Kemal ATATÜRK, Samsun’a görevli olarak İstanbul Hükümeti ve bu Hükümetin bağlı olduğu Padişah Vahdettin tarafından gönderilmiştir. Bunun 103 yıldan beri tartışılacak nesi var acaba?

Gayet olağan, anlaşılır bir durum değil midir? Mustafa Kemal ATATÜRK, sade bir Paşa olarak o gün Samsun’a çıkmış olsa idi, hangi yetki ile kim tarafından karşılanıp dinlenecekti?

Mustafa Kemal ATATÜRK’ü Bandırma Gemisi ile Karadeniz’e gönderen İstanbul Hükümeti, gitsin de Millî Mücadele yapsın diye göndermemiştir. İstanbul Hükümeti ve Padişah, İngiliz tazyiki ile Karadenizdeki ve özellikle Trabzondaki asayişsizliği önlemesi için Mustafa Kemal ATATÜRK’ü Karadeniz’e görevli olarak göndermiştir. 18 kişilik görevli ve bir de geminin elemanları için verebildikleri ödenek ile yola çıkmışlardır. Bundan daha doğal bir durum olabilir mi? 103 yıldır enerjimizi boşa harcıyoruz. Şu gönderdi, bu göndermedi, şu parayı verdi, bu parayı vermedi, şu kadar verdi, bu kadar vermedi. Yazık bize! Konu, anlattığım kadar sade ve anlaşılır bir konudur.

Mustafa Kemal, arkadaşları ile gemiye binip daha Karadeniz’e açılmadan bile, İngilizler bir takım endişelere kapılmaya başlamışlardır. Ama, bu endişeleri tam bir engel olmaya geçiremeden, 19 Mayıs’ta Samsun’a İlk Adım atılmıştır. Bugün, Samsun ilimizin merkez ilçelerinden birinin adı, İlkadım’dır.

Peki, Mustafa Kemal ve bir avuç önder kadrosuna dünyanın galip egemen güçlerine meydan okumayı sağlayan nedir? Türk Tarihi’nin eskiliği ve büyüklüğüdür. Mustafa Kemal ATATÜRK ve arkadaşları, mensubu oldukları Türk Milletinin tarihe yön veren bir millet olduğunu çok iyi bilmektedirler. Böyle bir milletin esir yaşamaktansa ölmeyi tercih edeceğini çok iyi görmektedirler. İşte, bu tarih bakış açısı o önderlerin yerlerinde oturmalarına izin vermemektedir.

19 mayısta sadece bir inanç, bir güven, bir azim, bir irade ile başlayan Millî Mücadele’nin başarılmasında, kısa sürede Türk insanının Padişah’a rağmen, Halife’ye rağmen, İstanbul Hükümeti’ne rağmen Kuvvay-ı Milliyecilerin yanında yer almalarında işgalci güçlerin yaptıkları bir takım hatalar olduğunu da görmek gerektir. Bu hatalar; 1- 15 Mayıs 1919’da izmir’e Yunanlıların çıkmasına müsaade etmek, 2- 16 mart 1920’de İstanbuldaki Meclis- Mebusan’ı işgal edip bir takım mebusları Malta’ya sürgüne göndermek, 3- Sevr Anlaşmasını Türk Milletini mahvetmek üzere ve acımasızca dayatmak. İşgalcilerin bu hatalarından çok yerinde değerlendirmeler yapılarak yararlanılmıştır.

Bu arada, 16 Mayıs’ta Bandırma Gemisi Marmara’dan hareket etmeden bir kaç gün önce Mustafa Kemal Paşa’nın Damat Ferit ile yaptığı görüşmede hazır bulunan o zamanın Genel Kurmay Başkanı olan Cevat ÇOBANLI Paşa’yı da anmadan geçmemeliyiz. O görüşmede, Mustafa Kemal Paşa’ya yaptığı katkılar, 19 Mayıs gününün tarihe mal olmasında çok önemli bir dönüm noktası oluşturmuştur.

19 Mayıs 1919 yok edilemez!

19 Mayıs 1919 unutturulamaz!

Çünkü 19 Mayıs 1919, inancın, azmin, kararlılığın, ölümü göze almanın, esir yaşanamaz anlayışının, kısaca Türk Milleti’nin tarihinin dünyaya duyurulduğu gündür.

Doğum Günün Kutlu Olsun, Doğum Günün Ebedî Bayramımız Olsun Büyük ATATÜRK!