15 TEMMUZ 2016 UNUTULMAMALI

15/07/2020 11:28 1521

 

Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Atatürk; ulusuna inanan-güvenen, onunla güçlü bir bağ kuran, birleştirici-üstün bir lider-bir komutan, vatan sevgisiyle dolu ulusal bir kahraman. Tüm dünyanın hayran kaldığı 20. Yüzyılın en büyük adamı ve bir deha.

Atatürk’e göre “Birlik ve beraberlik ölümden başka her şeyi yener. Bir ulus sımsıkı birbirine bağlı olmayı bildikçe, birbirine kenetlendikçe yeryüzünde onu dağıtabilecek bir güç düşünülemez.

Milli mücadelemiz Atatürk’ün önderliğinde ulusça kazanılan eşsiz bir zafer.

Atatürk Cumhuriyetimizi Türk gençliğine emanet etmişti. Ölümünden kısa bir süre önce 29 Ekim 1938’de orduya gönderdiği mesajda şunları söylüyor Atatürk.; “Her zaman zaferle beraber medeniyet nurlarını taşıyan kahraman Türk Ordusu!

Memleketin en buhranlı, en müşkül anlarında zulümden, felaket ve musibetlerden, düşman işgalinden nasıl korunmuş ve kurtarmış isem, Cumhuriyetin bugünkü feyizli devrinde de, askerlik tekniğinin bütün modern silah ve vasıtalarıyla mücehhez olduğun halde, vazifeni aynı bağlılıkla yapacağından hiç şüphem yoktur.”

Atatürk, İttihat terakki döneminde ordunun siyasete karışmasının nelere mal olduğunu yakinen biliyordu. Bu yüzden balkan harpleri kaybedilmiş, Enver Paşa’nın olup bittisiyle girilen 1. Cihan savaşı sonunda Osmanlı İmparatorluğu tarihten silinmiştir.

Atatürk döneminde ordu, tamamen siyaset dışındaydı.

1950 yılında, CHP iktidarı seçimi kaybedince, iktidar demokrat partiye geçti.

Bu iki parti arasındaki amansız çekişmeler, Amerikalıların yardımı kesmesi üzerine Rusya’dan para teminine kalkış, 1960 askeri darbesini getirdi.

Genel Kurmay Başkanı ve tüm kuvvet komutanlarının Demirel’e verdikleri ültimatom ve sonra 1980 askeri darbesi. Bunlar demokrasimize ara veren ve ona vurulan ağır darbelerdi. 

Silahlı kuvvetler de bu yetkiyi iç tüzüklerindeki Cumhuriyeti korumak ve kollamak maddesinden alıyorlardı. AKP iktidarı bu maddeyi tüzükten kaldırıverdi.

Daha sonraları şimdi ABD’de yaşayan, sözde din adamı Fethullah Gülen’in adamları, devletin önemli yerleri olan orduya, emniyete, mite, milli eğitime, üniversitelere, yargıya sızdılar ve önemli mevkileri ele geçirdiler.

15 Temmuz 2016’ da da iktidarı ele geçirmek için de baş kaldırdılar. TBMM’yi bombaladılar, genel kurmay başkanını, kuvvet komutanlarını enterne ettiler.

Marmaris’teki Cumhurbaşkanı R T Erdoğan’ı tutuklamak istediler.

Meclis bombalanınca siyasi parti liderleri, her partinin milletvekilleri meclise koştular. Cumhurbaşkanımız halkımızı direnmeye çağırdı. Canını hiçe sayan vatandaşlarımız, FETÖ’cü olamayan ordu ve emniyet mensupları, bu başkaldırıyı kısa sürede bastırdı.

Bu hengamedeki şehit sayısı 250, yaralı sayısı 2 bin 193, tutuklananlar 50 bin 510. Birçok ta kişi görevinden alındı. Çok sayıda dernek, gazete, tv kanalı, dergi, vakıf ve sendika kapatıldı. Bazı paralara da el kondu. Suçluların çoğu ağır cezalara çarptırıldı.

15 Temmuz da bu ülke çapında sağlanan bu mutabakatı konsensüsü devam ettirmeliyiz. 23 Haziran’daki İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimlerinde de böyle bir hava oluşmuştu. İnşallah bundan sonra da bu olumlu hava devam eder.