DÜNYA ve TÜRKİYE SORUNLARINA BAKIŞ AÇISI 2

10/02/2020 15:17 575

 

İklim Değişimleri Dünyanın Sağlığını Tehdit Eder Boyuta Gelmiştir. İklim değişimleri ve küresel ısınmanın doğa ve toplam yaşamı üzerindeki etkileri gün geçtikçe daha çok hissedilir oldu. Bu konuda gelişmiş ülkelerin atmosfere salınan karbondioksit ve diğer sera gazları salınımı konusunda önlem almaya çok gönüllü olmamaları kaygıları artırıyor. İklim değişimleri ve bunun gıda talebi üzerindeki etkileri ülkeler arasında gıda savaşları ve önemli oradan insan nüfusunun gelişmiş ülkelere doğru göçleri tetiklemektedir. Az gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler için umut kapısı olmaktan çıkan Avrupa’ya ekmek parası içine yönelen orta gelir düzeyine sahip eğitimli insanlar içinde zorlu bir süreç olmuştur. Akdeniz sularında binlerce Afrikalı ve Asyalı ilticacının boğulması insanlığın ayıbı olarak görülüyor. 20 milyona yaklaşan devasa kentler ve iklim değişimlerini sonucu birim zamanda aniden yağan yoğun yağışlar kentlerin alt yapısının yetersizliği ciddi sağlık ve maddi sorunlar yaratmaktadır. Ayrıca yoğun nüfus yoğunluğunun yarattığı sosyal baskılar ayrı bir sorun olarak insanlığın önünde duran en ciddi sorunların başında gelmektedir.

Gıdaların Tekleşmesi Toplum Sağlığını Bozdu

Son yılarda katma değeri yükseltilmiş gıdaların kalitesi ciddi sağlık sorunları oluşturmaktadır. Çevre kirliliği özelliklede ağır metal kirliliği, elektromanyetik kirliliği ve buna bağlı olarak gelişen ruh sağlığı sorunları gittikçe ciddileşmektedir. Artan iklim değişimleri gıda güvenliğini de tehdit eder duruma gelmiştir. Gıda kaynaklarının özelliklede tohumların belirli tekellerin eline geçmesi, gıda sanayinin kar güdüsüne yenik düşürülerek kalitesizleştirmesi toplumun sağlığını olumsuz yönde etkilemeye başlamıştır. Ülkemizde toplum sağlığının kalitesiz üretilen besin zincirine bağlı olarak bozulmaya başlamıştır. Dünyada batılı ülkelerde artan obezite sorunu karşısında Afrika ve Asya ülkelerinde yaşana açlık sorunu paradoksu Dünyanın önünde duran önemli sağlık sorunlarının başında gelmektedir.

Artan nüfus artışı ve buna bağlı oluşan gıda talebi doğal kaynakların daha çok sömürülmesi ve doğanın tahribatına yol açmaktadır. İnsanın artan orada yaratığı tüketim ve buna bağlı olarak ürettiği çöp ve fabrika atıkları su kaynaklarını kirletilmiştir. Temiz su kaynakları ve deniz ekosistemi canlılarının zarar görmüştür. Kirli su ve deniz kaynaklı ürünlerin tüketimi de doğrudan toplum sağlığını bozmuş durumdadır. Günümüzde 2.5 milyardan fazla insan temiz su ve tuvalete erişim sorunu yaşamaktadır.

Bilim ve Üniversite Kuruluşları Zorlu Bir Yıl Geçirdi

Günümüzde bilim ve araştırma artık çok yüksek bütçeler ile yapılmaktadır. Ülkemizdeki 183 üniversitenin toplam kitap sayısı ve bütçelerinin toplamı bir Harvard üniversitesinin kitap sayısı ve bütçesi kadar bile değildir. Aynı ekonomik büyüklüğe sahip ülkeler ile kıyaslandığında Türkiye GSMH’den bilime ayrılan pay halen % 0.96 düzeyinde. Bilimsel alt yapı konusunda birçok üniversitenin fiziki şartları iyileştirildi. Niceliksel olarak iyileşmeler oldu. Çok sayıda öğrenci üniversitelere alındı, ancak eğitim ve araştırma kalite konusunda bütün veriler üzerinde gerilediğimizi daha önce birkaç kez yazdım. Ülkemiz ileri bilim ve teknoloji üretmede kendi üretimi içinde dahi % 2.5 düzeyinin ötesinde geçemedi. Ancak ülkemizin gen nüfusu ve insanının girişimciliği her zaman potansiyel bir umuttur. Yeter ki bunu harekete geçirecek mekanizmayı işletmektedir.

Yarın devam edeceğiz…