YAZI YAZMAK VE TERCİH İLKELERİ

32 yıldır gazete köşe yazarlığı yapıyorum. Yazı konusu hakkında kendimi çok sınırlamadım. Yani, şu konuda yazarım şu konuda yazmam diye bir kısıtlama koymadım kendime. Elbette tarih ve özellikle yakın tarihimiz konusuna ağırlık veriyorum ama yine de kesin bir kısıtlamam olmadı. Yazı konusu hakkında kendime bir sınırlama koymadım ama yazının içeriği ile ilgili ilkelerim hep oldu. Kişi, grup, parti bağlılığına dönük yazı yazmadım. Bu konuda kararlı tavrımı mümkün olduğu kadar bozmamaya gayret ettim. Çünkü şöyle inanıyorum: Küçük düşünenler kişilerle, orta düşünenler olaylarla, büyük düşünenler fikirlerle uğraşır, hareket eder. Bu ilkeyi mümkün olduğu kadar uygulamak istedim. Bugüne kadar yazılarım hakkında gördüğüm ilgiden dolayı çok önceden bu ilkeyi düstur edinmekle doğru karar verdiğimi görüyorum.

Böyle bir konuyu neden yazdım biliyor musunuz? Yazı yazmanın okura, topluma bir takım gizli, açık ileti (mesaj) vermesi gerekir diye inanıyorum. Bu nedenle yazı yazmanın içeriği de böyle olmalıdır. Bu arada şu da önemlidir. Konu seçerken elbette bir takım tercihler yapılmaktadır. Peki, gündemin bu kadar yoğun olduğu bir ortamda konu seçimi nasıl olacaktır? Benim açımdan üzerinde durulması gereken iş de budur. Yazı konusu ile ilgili kendime bir kısıtlama koymadığıma göre bir takım gündem maddelerini neden yazmıyorum, neden es geçiyorum? İşte püf noktası burası. Neden püf noktası diyorum? Şunun için: Bana birçok istekler geliyor. Şu konuyu da yaz, bu konuyu da yaz diye. Doğrudur, toplumun gündemi anlamında o konu önemlidir ama yazmıyor isem benim açımdan vermek istediğim ileti vardır. Son günlerde yaşanan bir örnekle anlatmak istediğimi daha anlaşılır kılabilirim. Birileri toplantı yapmış ve bölücü talepleri olmuş. Haklı ve büyük bir infial ve tepki olduğunu gözlemliyorum. Tamam, da buraya katılanların ve konuşanların yaptıkları iş beklenmeyen bir durum mu? Kızarak mı tepki vereyim diye düşünüyorum. Kendimce, tepkimin çok kısa olması gerektiğine karar verdim ve diyorum ki; gücün yeterse istediğini yap bakalım, görelim. Bu kadar yeter diye düşünüyorum. Sayfalar dolusu yazı yazmanın bu türlerin değirmenine şu taşımak olduğu kanaatindeyim.

Verdiğim bu örnekle yukarıda anlatmaya çalıştığım konunun daha iyi anlaşılmış olduğunu zannederim.

Yazı tercihinde yukarıda belirlediğim ana ilke olan fikirlerle hareket etme, düşünme konusunu sürekli kılmaktan mümkün olduğu kadar vazgeçmemek kararındayım.