Yaz tatili boşa geçmesin

Okulların kapanmasıyla birlikte milyonlarca öğrenci uzun bir yaz tatiline girmeye hazırlanıyor. Karneler alınmasına son bir hafta kaldı, çocuklar artık tatilin heyecanını yaşamaya başladı. Elbette her çocuk dinlenmeyi, oyun oynamayı ve tatilin keyfini çıkarmayı hak ediyor. Ancak yaz tatili sadece dinlenmekten ibaret olmamalı.

Özellikle günümüzde teknolojinin hayatımızın merkezine yerleşmesiyle birlikte çocuklarımızın önemli bir bölümü zamanlarının büyük kısmını telefon, tablet ve bilgisayar ekranları karşısında geçiriyor. Yaz tatilinde okul disiplininin ortadan kalkmasıyla bu süre daha da artıyor ister istemez. Sabah kalkar kalkmaz telefona sarılan, gününü sosyal medya, video platformları ve bilgisayar oyunları arasında geçiren bir nesil ile karşı karşıyayız.

Oysa yaz ayları çocuklarımızın kendilerini geliştirebilecekleri, yeni beceriler kazanabilecekleri ve yeteneklerini keşfedebilecekleri çok önemli bir fırsat sunuyor.

Bugün belediyeler, halk eğitim merkezleri, gençlik merkezleri, spor kulüpleri ve çeşitli kamu kurumları tarafından ücretsiz ya da düşük maliyetli birçok kurs açılıyor. Bunun yanında özel kurslar da çocukların gelişimine katkı sunuyor. Spor kurslarından müzik eğitimlerine, yabancı dil kurslarından robotik kodlamaya, resimden tiyatroya kadar çok geniş bir yelpazede eğitim imkânları bulunuyor.

Bir çocuğun yaz boyunca bir spor branşıyla ilgilenmesi yalnızca fiziksel gelişimine katkı sağlamaz. Aynı zamanda disiplin, özgüven, takım çalışması ve sorumluluk duygusunu da geliştirir. Bir müzik kursuna katılan çocuk sabretmeyi öğrenir. Bir resim kursuna devam eden çocuk hayal gücünü geliştirir. Bir kitap okuma etkinliğine katılan çocuk ise düşünmeyi ve sorgulamayı öğrenir.

Yaz kurslarının bir diğer önemli faydası da çocukları ekran bağımlılığından uzaklaştırmasıdır. Uzmanlar uzun süre ekran karşısında vakit geçiren çocuklarda dikkat eksikliği, hareketsizlik, uyku bozuklukları ve sosyal iletişim problemlerinin daha sık görüldüğünü ifade ediyor. Çocukların arkadaşlarıyla birlikte sosyal ortamlarda bulunmaları ise hem psikolojik hem de sosyal gelişimlerine önemli katkı sağlıyor.

Burada en büyük görev ailelere düşüyor.

Anne ve babalar çocuklarının bütün yazı evde telefon veya tablet başında geçirmesine izin vermemeli. Çocukların ilgi alanlarını keşfetmeli, yeteneklerini desteklemeli ve onları kurslara yönlendirmelidir. Çünkü yaz aylarında kazanılan birçok alışkanlık, çocuğun gelecekteki yaşamına yön verebiliyor.

Bu yaz çocuklarımızın eline sadece telefon vermeyelim.

Bir kitap, bir futbol topu, bir fırça, bir enstrüman ya da yeni bir hayalin kapısını açacak bir kurs verelim.

Çünkü geleceğin başarılı sporcuları, sanatçıları, mühendisleri, doktorları ve öğretmenleri bugün yaz tatilini nasıl değerlendirdiklerine göre şekillenecek.

Özetle bu yaz tatili çocuklarımız için boşa geçmesin.