"YAVŞAKLAR" DÖRT'E AYRILIR

-Çalan yavşaklar,

-Çaldıran yavşaklar,

-Cana kıyan yavşaklar,

-Bebekleri öldürecek kadar adileşen, canileşen ve o sabiler üzerinden para kazanan yavşaklar.

Bu insan müsveddelerine "yavşak oğlu yavşaklar" demek sanırım en doğru tespit olur.

Hep derim ya;

-Benim canım ülkem böyle değildi..

Yedi düvele insan olmayı, hatırnaz davranmayı, düşeni kaldırmayı, yardımlaşma kültürünü, adabı, "ahlaklı yol" izlemeyi öğreten ülke iken, tam tersi bir duruma düştük..

Daha ACI olanı;

-Bir değil, yüz değil, bin değil, bir milyon kez kabullenilmesi ve affedilmesi imkansız olan yavşaklıklara ve yavşaklara alıştırıldık.!

-Akılalmaz işlere muhatap oluyoruz..

-Kimse kimseyi dinlemiyor, anlamak istemiyor, acımıyor..

-Vuran vurana, kıran kırana, çalan çalana, kandıran kandırana, öldüren öldürene.!

"Olur" demeniz, kabul etmeniz, içinize sindirmeniz,

baş eğmeniz imkansız.!

Bu güzel ülkede her gün değil, her saat değil, her dakika VAHŞET yaşanıyor.!

"Hepsine alıştık, alıştırıldık, tamam dedik" diyelim..

Fakaaaaat;

Henüz dünyaya gözlerini yeni açmış bebekleri "bile isteye" öldürüp, o sabiler üzerinden paralar kazanan "yavşak oğlu yavşaklara" asla ve katta İNSAN denmez.!

İnsanlığını "derin donduruculara" koyanlar diyebilir..

Ben demem, di-ye-mem.!

Birileri; "Neredeeeeeen nereye" deyip durdu..

Durdu da; "Neredeeeeeeeen nereye" gelmedik.. Tam tersine, vahşiliklere, kahpeliklere, caniliklere, acımasızlıklara, hırsızlıklara, arsızlıklara, hayasızlıklara, züppeliklere, zennubeliklere GARK edildik.!

........

Bir milyarı, 5 ile çarparak söylemek isterim ki;

"Bunu yapan şerefsizleri, yağsız kazığa oturtup, idam sehpalarında sallandırmayı başaramazsak;

BİZDEN BİR OT OLMAZ, O-LA-MAZ."