YAŞLI'YA KURAL VAR, KÖYLÜ'YE YOK!

Adana Büyükşehir Belediyesi Ulaşım Daire Başkanı'nadır yazacaklarım...

Bazı otobüs şoförlerinizin vatandaşa çektirmiş olduğu EZA'yı bil, gereğini yap istiyorum...

"Bazıları" dememdeki amacım; "İYİ olanları, KÖTÜ olanlardan ayırmak, farklı bir yere oturtmak."

.........

Tepesinde 115 yazan otobüse bindim, Çukurova Devlet Hastanesi'ne gideceğim... Optimum'dan, hareket edeceğiz, "son durak" Çukurova Devlet Hastanesi...

Mesafe Karataş'tan daha uzak...

Yola revan olduk. Şoförümüzde bir hava, bir hava...

Mübarek, 500 kişilik Lufthansa uçağında "baş pilot" sanki.

Burnumdan kıl aldırmayan yapıda olduğu kesin...

"Binene, inene goygoy."

Konuşanlara karışıyor, konuşmayanların kimler olduğuna dikkat kesiliyor...

Gidiyoruz...

Baraj yolundaki durakta elinde, kendine göre ağır yükü olan bastonlu yaşlı bir yolcu bindi...

Üç dört durak sonrada ineceğini söyledi... Elleri dolu olduğu için düğmeye basamamıştı...

Otobüs, henüz hareket etmişti ki, "ineceğim evladım" dedi...

Senmisin bu talepte bulunan... Şoför öfkelendi, yaşlı adama aynen şunu söyledi; "Sen kural bilmezmisin? Otobüs durağı terk ettiği an durmaz... İstersen seni sokağınıza kadar, hatta evinizin kapısına kadar götüreyim... Kural var kural."

Müdahale edecektim ki, benden daha atak davranan bir yolcu şoföre; "Adamın elindeki yük ağır... Çok ta yaşlı. Düğmeye basamadı... Duraktan yeni hareket ettin, indirsen ne olurdu sanki" diye seslendi...

Şoförün cevabı; "Polismisin, jitemmisin, kimsin sen?"

Yaşlı adam, ne alaka bir yerde inebildi... Ağır yükü ile evine nasıl gidecekti?"

Yol boyu bunu düşündüm.

..........

Az gittik, uz gittik dere tepe düz gittik.

Ramazan Bayramı hazırlıkları olduğu için şehir ana baba günü..

İnsanlar kaldırımlara sığmıyor yollara taşmış.

Kaptanımız(!), araç kullanırken telefonda biriyle mesajlaşıyor.. 20-25 dakika sürdü. O fasıl bitti bu kez görüşmelere geçildi..

Birini arıyor, konuşuyor da konuşuyor..

Müdahale ettim; “can taşıyorsun kaptan (!) sorumluluğunu bil, bu tür hareketler yapman sana da yakışmaz çalıştığın kuruluşa da yakışmaz”

Adam kaşarlı.. Şu cevabı verdi;

“Sen çok konuşuyorsun seni arabadan aşağı atarım”

Cevval şoförümüz aniden frene bastı, ZINK diye durduk... Etrafımızda durak yoktu... Koşarak gelen birini aldı otobüse... Ona "nasılsın köylüm" dedi...

Beynimde şimşekler çaktı...

Bunu yapan sorumsuza söylemem gerekeni söylemeliydim...

Şu sitemde bulundum; "Yaşlı amcamızı bin metre ileride indirdin, köylünü yol ortasında bindirdin.

Bu nasıl iş? Orada kural varsa, burada neden yok? Sende vicdan var mı?"

Bu örnekledi çoğaltmak mümkün.

"Belli olanı" BELLİ ETMEYENLER utansın.

Başka ne diyebilirim ki.