Yaşlılık Sorunu Daha Çok Kentlerde Öne Çıkmaktadır;
Kırsalda genelde yaşlılar aileler ile birlikte yaşadığı için, şu veya bu şekilde, bağ, bahçe,tarla, bekçiliği, çocuklara bakma, eve göz kulak olma gibi kendi çapında hayata katkıda bulunmaktadır. Ancak, şehirlerde yaşam biçimi gereği, yalnız ve üretimden kopuk yaşanması nedeniyle sorunlar yaşanmaktadır. Yaşlıların kentlerde üretimden kopuk ve işlevsiz kalması berberinde psikolojik ve sosyal sağlık sorunlarını getirmektedir. Son Covid-19 izolasyon uygulamaları ile yaşlıların evde kalma talebi, bir süre sonra yaşlıların bunalmasına ve sorun yaşanmasına neden olmuş olmalı ki, basında ve TV programlarında, sıkça izolasyonun gevşetilmesi konusu gündeme getirilmiştir. Dile kolay, ev de de kalsanız, sonuçta kısıtlısınız...
Bütün gün evin içinde yaşamsal faaliyetlerinizi sürdürmek zorundasınız. 11 Mart’tan bu güne kadar geçen sürede, 65 yaş üstü, 7.5 milyon insanımız 53. Gündür (Bu yazı;04.Mayıs’ta yazıldı) ev de kapalı vaziyettedir. Bunun, beraberinde getireceği sağlık sorunları, ilgili uzmanlar ve bilim adamları tarafından sıkça dile getirilmektedir. TV’ ler de, basında sıkça açıklamalar ve bilgilendirmeler görüyoruz… Bilhassa hareketsizliğin getirdiği, organlara ve kemik sistemine verilen zararın, boyutunun ne kadar önemli olduğunu daha iyi anlıyoruz.
Yaşlıların Tecrübesinden Yararlanmak Gerekir…
Yaşadığımız iletişim teknolojileri çağında, birçok bilgiye anında ulaşabiliyoruz. Google yardımı ile istenilen bilgi anında önümüze geliyor. Kolayca ulaşabiliyoruz, ancak tecrübeye maalesef ulaşamıyoruz. Çünkü o yaşanarak ve deneyimlenerek kazanılıyor. Her şeyi deneyimleyerek tecrübe etmemiz gerekmiyor tabii ki, ancak bazı yaşanmış olgular, kişinin farkındalığını ve algılarını doğal olarak değiştiriyor. Geçmiş ile gelecek arasındaki bağı kopartmamak ve yaşlıların deneyimlerini gelecek kuşaklara aktarmada, binlerce yıldır var olan birikimi bir çırpıda söküp atmamak gerekir. Tecrübe, ha deyince kazanılmıyor. Uzun bir süreçten, uzun bir yaşanmışlıktan, kimi zaman sınama yanılma yöntemiyle, kimi zaman da, düşe kalka öğreniliyor. Rahmetli Sakıp Sabancı’nın dediği gibi; ‘’Tecrübe en pahalı emtiadır.’’ Tecrübenin nasıl tecrübe edildiğini bilmek bile önemlidir. Pahalı ve satın alınamayacak tecrübeye saygı duyalım. Yaşlılara saygı gösterelim ve onları koruyalım.
Gelin, dünya da yaşlıların neleri başardıklarına beraber bakalım;
65 YAŞ
Britanyalı siyasetçi William E.Gladstone'a ait bu kısa metni sonundan kadar okuyun lütfen..!!!
Çok seveceksiniz... Hem de ezberleyecek kadar!..
"Gençlik bir hayat devresi değil, bir akıl halidir.
Yıllar, cildi buruşturabilir, ancak heyecanların bitişiyle, ruh buruşur.
İnsan, kendine olan güveni kadar GENÇ,
Kuşkusu kadar YAŞLI,
Cesareti kadar GENÇ,
Korkuları kadar YAŞLI,
Umudu kadar GENÇ,
Bezginliği kadar YAŞLI'dır.
Hiç kimse fazla yaşamış olmakla yaşlanmaz. İnsanları yaşlandıran ideallerinin bitmesidir.
Kalbi sevdikçe, neşe duydukça, güzellikleri fark ettikçe,
beyni yeni şeyler keşfettikçe, herkes gençtir.
İnsanlar yaşadıkça, yaşlandıklarını sanırlar, oysa yaşamadıkça yaşlanırlar.
İnsan, yaşlı olmaya karar verdiği gün yaşlanır..
Girin Google'a yazın. Bakın bakalım hiç, 18-20-25 yaşında mucit var mı? Keşfeden bir bilgin var mı?
Kimler 40'ından 50'sinden sonra nasıl ünlü olmuş, popülerliğe ulaşmışlar, şimdi ona bakalım;
Hadi, size yardımcı olayım;
*Kristof Kolomb, Amerika’yı keşfe çıktığı ilk yolculuğunda, 50 yaşını çoktan aşmıştı…
*Pasteur 60'ında kuduz aşısını buldu…
*Mimar Sinan, Süleymaniye camisini bitirdiğinde 70 yaşını geçmişti. Selimiye camisini tamamladığında ise 86 yaşında idi.
*Galile, ayın günlük ve aylık çizimlerini yaparken 73 yaşındaydı.
*Şarlo, 76 yaşında film yönetmeniydi.
*Goethe, en büyük eseri Faust’u ölümünden bir yıl önce, yani 82 yaşında bitirmişti.
*Nobel ödüllü Alman Doktor Albert Schweitzer 88 yaşına rağmen Afrika hastanelerinde durmaksızın çalışarak ameliyat yapıyordu.
*Tolstoy 67 yaşında bisiklete binmeyi öğrendi!
*1994 yapımı Esaretin Bedeli (The Shawshank Redemption) filmiyle tanınan Morgan Freeman, 2005’te “Million Dollar Baby” ile yıllardır hayalini kurduğu Oscar’ı kucakladı.
Dört defa İngiltere başbakanı seçilen girişte metnini alıntıladığım Gladstone, İngiltere Başbakanlığına getirildiğinde, yaşı; 83’tü!..
Neymiş? 60 yaşmış.. 65 yaşmış.. Yaş 70'miş..
Geçiniz!
Her şey yürektedir… Hissettiklerinizde ve yaşama karşı olan isteğinizdedir.
Her şey beyinde biter"in bir özetini yapmış Gladstone...
Oxoford üniversitesinde konferans veren Orson Welles, öğrencilere şöyle diyor:
‘’Ben gençliği biliyorum, ama siz yaşlılığı bilmiyorsunuz.!’’
Özellerinizi sahiplenin, sonuna kadar.
Kalplere dokunmaya devam. İnsan biriktirin…
Sevginin/sevilmenin kıymetini bilin!..
"Dünya Şairi" Nâzım Hikmet'in, 73 yıl önce yazdığı
"Yaşamaya Dair"indeki şu dizeler ;
*60 yaşı,65 yaşı, 70 yaşı, 75 yaşı, 80'leri, 90'ları ne güzel anlatıyor;
"Yani, öylesine ciddiye alacaksın ki yaşamayı,
yetmişinde bile, mesela, zeytin dikeceksin,
hem de öyle çocuklara falan kalır diye değil,
ölmekten korktuğun halde, ölüme inanmadığın için, yaşamak yanı ağır bastığından."
SON SÖZ:’’ AKIL YAŞTA DEĞİL BAŞTADIR.’’