Adına yapay zeka denen bir gerçek var..
Müthiş işler başarıyor..
Yapmadığı, yapamadığı hiçbirşey yok..
Aklın, mantığın, idrakin kavrayamayacağı hususları husus içine de, dışına da büyük bir maharetle taşıyor..
Neyi, nereye, ne zaman, hangi biçimde koyacağınız konusunu yapay zeka'ya sorun...
"ŞAK" diye yanıt alırsınız..
Aldığınız yanıt; "CUK" sesi çıkarır, o ses te "en doğru tespit" olarak kabul görür..
Pekiiiiii,
Dünyanın riayet ettiği, saygı duyduğu yapay zeka biz de nasıl birşeydir?
Onlarda çokşeydir, bizde ise hiçbirşeydir..
Kainatin adına yapay zeka dediği "hakikat" evimizde ve elimizde bir hafta kalsın;
"Yatay zeka halini alıp, beyin fukarası konumuna dönüşmezse namerdim."
İnanmayan varsa, dener... Denediğinde de mevzunun mevzi dışına itilip, berrumi şeklini aldığını görür..
"Nasıl olur yahu?" sorusunu soracak olan güruha nasıl olacağını söyleyeyim;
-Bu güzel ülkede emekli maaşlarının, asgari ücretin ne kadar olduğunu.. Dün 25 liraya aldığınız ürünü bugün 75 liraya alamadığınızı.. Benzin, mazot fiyatlarının kanat takıp uçtuğunu..
Kol düğmesi büyüklüğündeki çeyrek altının arş-ı alalarda gezindiğini..
Etin, yumurtanın, balığın, balın, kaymağın, çiftçinin, tüccarın, esnafın, fakirin, fukaranın, garibin, gurabanın, dulun, öksüzün, yetimin semtine "nanik" yaptığını adına yapay zeka denen unsura hatırlattığınız da;
"Fes başıma, başım fese" türküsünü rahmetli Kemal Sunal'dan daha acıklı söylemezse; "Garayusuflu Hüso'nun benekli camuzuna boynuz olayım."
-Yapay zekay mış..
-Yaratıcıy mış..
-Çok zekiy miş..
-Herşeyi bilir miş..
O zeka küpü, Kainatta VAR olabilir de;
"Bizde hiçbir hükmü yoktur, o-la-maz be gardaş."