Yapanın Yanına Kâr Kaldığı En Acımasız Olay-1

Birçoğumuz Nazi dehşetini biliriz...

Ama çok az insan, Japonya’da mahkûmların dondurulduğu, canlı canlı otopsi yapıldığı ve ölümcül salgınlarla enfekte edildiği gizli laboratuvarı; ‘Birim-731’i bilir.

Bu vahşetin merkezinde, insanları deney faresi gibi kullanan Dr. Shirō Ishii vardı.

İşte onun suçları ve adaletten nasıl kaçtığının hikâyesi:

***

Shirō Ishii, 1892’de Japon soylu ailesinde doğdu. Mikrobiyoloji alanında doktorasını aldıktan sonra Japon İmparatorluk Ordusu Tıp Birliği’nde yükseldi. Ama Ishii’nin tek derdi tıp değildi.

Onun derdi, güçtü...

1925’te Cenevre Sözleşmesi biyolojik silahları yasakladı. Ama Ishii bunu, onların ne kadar etkili olduğunun kanıtı olarak gördü. Askeri destekle Unit-731’i kurdu.

Unit-731 kâğıt üzerinde bir salgın hastalık araştırma laboratuvarıydı.

Gerçekte ise bir insan mezbahasıydı.

Mançurya’nın Harbin kentinde kurulan Unit-731, II. Dünya Savaşı’nın en acımasız ölüm kamplarından biriydi.

Kurbanlar; Çinli siviller, Amerikalılar da dahil olmak üzere, Müttefik savaş esirleri, Koreliler, Moğollar ve hatta kadınlar ile çocuklar...

İçeride yaşanan dehşetlerden sadece bazıları:

Anestezisiz Canlı Diseksiyon Mahkûmlar, hastalıkların (Veba, frengi ve şarbon gibi ölümcül) organlar üzerindeki etkisini incelemek için canlı canlı kesilip biçildi. Ağrı kesici kullanılmadı!

Hastalık vücuda yayıldığında, doktorlar mahkûmları canlı halde keserek etkilerini anlık olarak inceledi.

Organlar, mahkûmlar bilinçliyken tek tek çıkarıldı!

Deneyler bittikten sonra kurbanlar yakıldı, gömüldü ya da daha fazla inceleme için parçalandı!

Donmuş savaş koşullarına dayanıklılığı test etmek isteyen Ishii, mahkûmları dondurucu soğuklara maruz bıraktı. Kolları ve bacakları açıkta bırakılan kurbanların etleri donarak siyaha döndü.

***

Donmuş uzuvlar sopalarla kırılarak nasıl parçalandıkları incelendi. Ölüm noktasına gelen mahkûmlar üzerinde "tedavi deneyleri" yapıldı. Bazılarının uzuvları kesildi, bazılarında ise farklı "ısıtma" yöntemleri denendi.

(Devam Edecek…)