YANPİRİK OTURUŞ

Yaşanan ve yaşatılanlar ortada değil, ortalıklarda..

Bugünün fotoğrafı aynen "BU."

Devamı halinde de "BU" olmaya devam edecek gibi görünüyor be gözüm..

Vatandaş hiç rahat değil

be iki gözüm.

Vatandaşta huzur yok be Üç gözüm..

Vatandaş bilinmezliklere doğru gittiğinin farkında be

dört gözüm..

Vatandaş kiminle, nerede, nasıl, ne zaman, hangi şartlarda konuşacağını bilmiyor, bilemiyor be

beş gözüm..

Vatandaş; "Örtte ölem aney" diyor da başka birşey demiyor be altı gözüm..

"Altı gözü nereden ve nerenden çıkardın Canbolat?" diyebilirsiniz..

Söyleyeyim;

-Gerçek tüm çıplaklığı ile gözler önündeySE..

-Herbiryandan görünen köy klavuz istemiyorSA..

-Bilinmesi gerekenler "bile isteye" bilinmiyor SA..

Velhasıl-ı kelam...

-Gözler senin değilSE;

6 da, 6 bin 666 da olur.

......

Tekrar ediyorum,

vatandaş huzura muhtaç arkadaş..

Altını kalın hatlarla çizerek, belirtmek isterim ki;

-Tuzu kurular cenahı hariç, bu güzel ülkede en üst düzey çalışanından, çaycısına kadar; "Ben çok müreffeh, çok mutlu, çok huzurluyum" diyen varsa...

Paspas olarak üzerimde yürüsün.

Çalışan kesime bakıyorsunuz durum aynı.. Hiç değişmiyor.. "Adamlar koltuklarında yanpirik oturuyor."

Adamlar, her gün değil, her saat değil, her dakika değil, her saniye değil, her salise "görevden alındınız" sözü ile muhatap olacaklarını adlarını bildikleri gibi iyi biliyor da onun için mutsuz ve huzursuz..

Herkes herkesle mesafeli.. Herkes herkese şüpheyle bakıyor..

Durum böyle olunca, adamlar "her an başıma birşey gelir" korkusuyla koltuklarında "yan oturarak" kovulma, ötelenme ve örselenme işini çok daha kolay, çok daha pratik hale getiriyor..

NOKTA'yı koyayım;

"Zorlukları kolay hale getirme noktasında ülkemiz kadar noksansız ikinci bir ülke bulamazsınız" diyordum..

İnanmıyordunuz..

Haklı olduğumu şimdi daha iyi anladınız değilmi?