YANAN SADECE ORMANLAR MI?

Ne yazık ki buna evet demek mümkün değil. Yanan sadece ormanlarımız değil, yanan yüreklerimizdir. Yanan, bir türlü ateşi söndürülemeyen, döviz hareketleridir. Yanan, piyasalardır, ekonomideki olumsuz gelişmelerdir. Yanan, dış yatırım alamamaktır. Yanan, halkın geçim sıkıntısı ve önü alınamayan, zamlardır. Yanan, her geçen gün artan, işsizliktir. Yanan, birkaç üniversite dışında, hocası olmayan, kütüphanesi olmayan, doğru dürüst binaları, laboratuvarları, deney atölyeleri, sosyal tesisleri olmayan üniversitelerde eğitim almaya çalışan, gençliktir. Yanan, liyakate dayalı atama yapmak yerine, eş dost, akraba, sizden bizden mantığı ile yapılan, alakasız atamalardır. Yanan, işini kaybeden esnaftır. Yanan, ithalata dayalı ihracat kalemlerimizdir. Yanan, THK ‘NIN hangarlarında bekletilen, yedek parça ve bakım onarım ihtiyacı olan ve de bizzat THK Başkanın açıklaması ile 4 milyon TL. Bütçe ihtiyacı varken, uçakların bakım, onarım, yedek parça ihtiyacı için, 4 milyon Türk Lirası vermeyen Yönetimin, Sudan’a 30 milyon dolar yardım yapmasının kararını, resmi gazetede yayımlayan, yönetimin kararıdır. Yanan, nitelikleri, özellikleri itibari ile sıradan çalışan olan, iktidar yanlısı makam ve mevkilerdeki bir çok insanın, 3-5-7-9-11 gibi yerden katlı maaş almalarıdır. Yanan, 13.5 milyon emeklinin zar zor geçinirken, senede iki defa dini bayramlarda verilen ikramiyenin, sadaka verir gibi 100 lira zamlı verilmesidir. Yanan, dün dündür zihniyetiyle, her gün fikir değiştirmek, her gün bir önceki söyleminden farklı söylemde bulunarak, kafa karıştırması ve insanları güvensizliğe sevk etmesidir. Yanan, kiminin açıktan, kiminin dolaylı yemlendiği basın-medya kuruluşlarının gerçekleri halktan gizlemesidir. Yanan, ‘ben ekonomistim’ diyen sayın Cumhurbaşkanının her faiz-enflasyon ilişkisi üzerine beyanat vermesi üzerine, doların ve diğer döviz kurlarının yükselişe geçmesidir. Yanan, dünyanın en verimli topraklarına sahip olan, koca bir ülkenin, Tarım ürünlerinde dışa bağımlı hale getirilmesidir. Yanan, 19 yıllık iktidar döneminde, 8 defa Milli Eğitim Bakanı Değiştirilmesine rağmen, gerçek manada, bir Milli Eğitim politikasının oluşturulamaması ve bu işin, yaz boz tahtasına dönüşmesidir. Yanan, dünyanın en teknik, en güçlü, iki süper gücünün, en son askeri teknolojileri donatılmış, süper askeri gücü ile yıllar boyu Afganistan’da demokrasi getireceğiz diye mücadele etmelerine rağmen, başarılı olamayıp, geri çekilmeleri ve bizim ordumuzun, Kabil Havalimanını koruyacak olmasıdır.

Yanan, ‘Tali banla aramızda fark yoktur’ diyen zihniyetin, TSK’yı sonucu şimdiden belli olan bir maceraya sürüklemesidir. Yanan, Mavi vatan mavi vatan diye diye sismik araştırmalar yapan gemilerimizin, ABD ve AB baskısı ile limanlara çekilip, uslu uslu durmasıdır. Yanan, açık açık, insanların gözünün içine baka baka, o gözbebeğimiz dediğimiz, şerefli Türk Ordusunda, Tuğgeneral rütbesine ulaşıncaya kadar, görmemezlikten gelinen, tarikat mensubu generalin, üniforması üzerine, tarikat giysileri giyerek, tarikat ayinlerine katılmasıdır. Yanan, bu meczup generalin TSK’dan ihraç edilmesi beklenirken, unutturulmaya çalışılıp, 2021 Yüksek Askeri Şûra da, (YAŞ kararları) emekliye sevk edilerek, adeta ödüllendirilmesidir. Yanan, Dışişleri Bakanlığında, bu işin eğitimini almış, yıllarını vermiş, çok kıymetli diplomatlarımız varken, onları monşerler diye küçümseyerek, Bakara makara diye Kur’an suresiyle alay eden, hiçbir birikimi ve devlet deneyimi olmayan birinin, Büyük Elçi gibi, çok önemli bir makama atanmasıdır. Keza Yanan, ABD vatandaşı olan, ABD’nin dünya üzerinde ki hak ve menfaatlerini korumak, müdafaa etmek için, ABD’ye bağlılık yemini eden, cumhuriyet ve Atatürk karşıtı birinin Büyük Elçi yapılmasıdır. Siyaset yaptığı dönemde, 1 milyon dolar rüşvet aldığı sabit olan, sırf bu nedenle partiden ihraç edilen birinin, yıllar içinde hiçbir şey olmamış gibi tekrar partiye alınması ve AB ülkelerinden birine, diğerleri gibi, Büyük Elçi yapılmasıdır.

16 Ağustos 2021 Pazartesi günü devam edeceğiz…