Yakında ‘Biz’ Mülteci Olacağız!

Suriye İç Savaşı ve takip eden dönemler;

2011 yılında Suriye İç Savaşı'nın başlaması sonucunda Türkiye'ye savaştan kaçan ilk mülteciler giriş yapmaya başladı. 252 kişilik ilk mülteci kafilesi ülkeye 29 Nisan 2011'de Hatay, Reyhanlı'da yer alan Cilvegözü sınır kapısından giriş yaptı.

Türkiye’de kayıt altına alınmış geçici koruma statüsündeki Suriyeli sayısı 17 Mayıs 2023 tarihi itibarıyla Mart ayına göre 29 bin 600 kişi azalarak toplam 3 milyon 381 bin 429 kişi oldu. Buna göre yılbaşından bu yana kayıtlı Suriyeli sayısı 154 bin 569 kişi azaldı.

Yukarıda yazmış olduğum bilgiler resmi kayıtların son verileri. Peki, sizce gerçekte öyle mi?

Elbette değil…

Çünkü bu veriler güncel değil ve eski veriler baz alınarak bilgilendirme yapılıyor. Gerçek sayı hiçbir zaman açıklanmıyor, açıklanmaz da. Mülteci mi, sığınmacı mı, yoksa misafir mi dersiniz bilemiyorum! Ama yine gerçek olan bir şey var ki; artık sular iyice bulandı. Yani artık kendi vatan topraklarımızda bizler yabancı olduk.

Suriyelilere sunulan imkânlar hiçbir Türk vatandaşına tanınmıyor. Her yıl harcanan milyar dolarlar, onların huzuru ve rahatlığı için harcanıyor. İçtiğimiz bir damla sudan bile vergi alınırken; ‘Misafirlerimizden’ ev, araba, işyeri, sağlık ve sosyal haklardan bir tek kuruş vergi alınmıyor. Üstelik aylık maaşları da var. Öyle ki; marketten bir ekmek dahi alamayan gariban Türk halkımız, Suriyelilerin araba araba, poşet poşet alışveriş yapmalarını şaşkın gözlerle izliyor ve gıkını çıkaramıyor.

***

Suriye İç Savaşı’nın üstünden 12-13 yıl geçti. Düz mantıkla düşünecek olursak; artık bebeler büyüdü ve kocaman adam oldu. Seçme ve seçilme hakları bile tanınmaya başlandı. Bazı mahallelerde Suriyeli muhtar adayı olduğunu bile duyar olduk. O dönemde topraklarımıza ayak basan mülteciler, ülkemizi kendi toprakları olarak iyice benimsedi. Kendilerine ayrılan özel yerleşim yerleri var.

Yakında milletvekili adayı bile çıkarırlar ve TBMM’ye girerlerse hiç şaşırmayın!

Örneğin; Adana Obalar Caddesi’nde sadece mültecilerin konuşlandığı yerleşim yeri var. Geçtiğimiz seneye kadar caddenin giriş çıkışları polis ve güvenlik ekipleri tarafından çevrilmiş, gelen geçenler kontrol altında tutuluyordu. Şimdi ise sadece ama sadece Suriyelilerin yaşadığı, alışveriş yaptığı, Arapça tabelaların olduğu küçük bir Suriye haline geldi. Bir tek Türk esnaf veya seyyar satıcı göremezsiniz. Ne bir polis, ne bir bekçi, ne de bir güvenlik görevlisi göremezsiniz!

Kendine has yemekleri, tatlıları, kıyafetleri ve seyyar satıcıların olduğu Obalar Caddesi’ne ayrı bir Cumhuriyet kurmuşlar. Bir Türk olarak oralarda gezip tozmak, alışveriş veya ticaret yapmak mümkün değil. Çünkü izin vermezler. Adamın ümüğünü sıkarlar! Ee yasalarda onlardan yana olunca… Yani anlayacağınız Suriyelilerin, artık kendi topraklarından daha güzel bir hayat sürdükleri kesin. Hava bedava, su bedava, hayat bedava…

Ülkemizde 10-15 milyon sığınmacı olduğu söyleniyor ve gün geçtikçe bu sayı artıyor. Her bir Suriyelinin 5-6 çocuğu olduğunu ve halen de durmadan çocuk doğurduğunu hepimiz biliyoruz. Çünkü kişi başına, yani çocuk başına para alıyorlar. O yüzden sürekli ürüyorlar. Bizler ise; bez parası, mama parası, bebek kıyafetleri, yeme-içme masrafları derken bırakın çocuk yapmayı, aklımızdan bile geçiremiyoruz. Türk nüfusu azalıyor, mülteci nüfusu her gün katlanarak artıyor.

Tehlikenin farkında değil misiniz?

***

Mülteci sorununun politik, siyasi, ekonomik, emniyet gibi sorunlarına hiç girmiyorum bile. Ama mülteci sorununun gerçekten büyüyen bir sorun haline geldiği bir aşikâr. Korkarım ki yakın zamanda bu konuyla alakalı daha büyük sorunlar çıkacak. O yüzden mülteci sorununa bir an önce çözüm bulunmalı ve gereği ivedilikle yapılmalıdır. Yoksa gelecekte maalesef bizler kendi ülkemizde mülteci konumuna geleceğiz!