Yahya Sağlıker “benden uyarması” diyor

Prof.Dr. Yahya Sağlıker orta öğretimden arkadaşım.

Böbrek Vakfı Başkanlığını da yapan, şöhreti ülke sınırlarını aşmış olan bu kadim dost, zaman zaman basın yoluyla bizleri uyarır.

Bu kez; Prof. Dr. Kenan Ateş ile birlikte “böbrek , şeker ve diyaliz” hastalarını uyardı;

Türk Nefroloji Derneği Genel Sekreteri Prof. Dr. Kenan Ateş, kronik böbrek hastalığının küresel bir salgın halini aldığını belirterek, ''Türkiye'de 7 kişiden birisi kronik böbrek hastası'' dedi.

Dr.Ateş, kronik böbrek hastalığının küresel bir salgın halini aldığını belirterek, ''Türkiye'de 7 kişiden birisi kronik böbrek hastası'' dedi.

Son dönem böbrek yetmezliği gelişen hastaların yaşamını sürdürebilmesi için diyaliz ve böbrek nakli tedavilerinin uygulanması gerektiğini dile getiren Arınsoy, şöyle devam ediyor:

''Bu tedavilerin global maliyeti 1 trilyon doların üzerinde. Ülkemizde diyaliz uygulanan veya böbrek nakli yapılmış 60 bini aşkın hasta bulunmakta ve sağlık bütçesinin yüzde 5'den fazlası bu hastalar için harcanmakta. Ayrıca kronik böbrek hastalarında ölüm ve maluliyet riskleri sağlıklı bireylerden 10-30 kat daha yüksek. Yüksek maluliyet oranları ve kötü yaşam kalitesi, bu hastaların aile ve sosyal yaşantılarını da olumsuz etkiliyor ve ekonomik üretkenliklerini engelliyor.''

YURT DIŞINDA ARAMAYIN

Yakın dostu olmakla gurur duyduğum; Uluslararası Üremik Araştırmalar ve Toksisite Derneği Genel Başkanı Prof. Dr. Yahya Sağlıker de “az gelişmiş ülkelerde, para karşılığında edinilen böbreğin vücuda uyum sağlama şansının, Milli Piyango ikramiyesi kadar düşük bir oran” olduğunu söyledi.
Sağlıker, “Az gelişmiş ülkelerde böbrek nakli yaptıranların birçoğunda, operasyonun sağlıksız koşullarda gerçekleştirilmesi nedeniyle Hepatit B, Hepatit C ve AIDS gibi hastalıklara yakalanma riski bulunuyor” uyarısında bulundu.
Aynı zamanda Uluslararası Üremik Araştırmalar ve Toksisite Derneği Genel Başkanı olan Prof. Dr. Yahya Sağlıker, her biri 50 ila 100 gram arasında değişen ağırlığa sahip böbreklerin, insanın yaşamsal fonksiyonunda büyük öneme sahip olduğunu ve dünya genelinde olduğu gibi Türkiye’de de böbrek hastası sayısının hızla arttığını söyledi.
Son tespitlere göre böbrek hastalığı görülme sıklığının yüzde 10’u bulduğunu belirten Sağlıker, “Türkiye’deki böbrek hastası sayısı 5 milyon 600 bin civarında. Bu çok korkunç bir rakam. Bunların tedavilerine önem verilmezse kısa süre sonra diyaliz makinelerine bağlanmak zorunda kalacaklar ve böbrek nakli adayı olacaklar” dedi.
Son yıllarda birçok hastanın yasal olmayan yollarla böbrek edinmeye çalıştığını, bunun doğru olmadığını belirterek;
“Örneğin Mısır, Irak, İran, Pakistan ve Hindistan gibi ülkelere giden hastalarımız var. Bu ülkelerde ekonomik durumu zayıf olan sağlıklı kişiler, 5 bin ve 100 bin dolar arasında değişen para karşılığında böbreklerinden birini verebiliyor. Ancak, bu ülkelerde böbrek nakli yaptıranların birçoğunun, operasyonun sağlıksız koşullarda gerçekleşmesi nedeniyle Hepatit B, Hepatit C ve AIDS gibi hastalıklara yakalanma riski bulunuyor. Bazen, tetkik ve doku grupları incelemesi bile yapılmıyor. Alınan iki damla kan bir masanın üzerine konup kürdanla karıştırılarak uyup uymadığına karar veriliyor. Bu yolla böbrek nakli yapılan hastalarımız Türkiye’ye döndüklerinde ise tekrar sağlık kuruluşların yoğun bakım ünitelerinde yatmak zorunda kalıyor. Nakledilen böbrekler de geri alınıyor. Az gelişmiş ülkelerde para karşılığında edinilen böbreğin vücuda uyum sağlama şansı, Milli Piyango ikramiyesi kadar düşük bir oran.” diyor.
Sağlıker hocam; bu ülkelerdeki yasa dışı uygulamalar dolayısıyla kesin nakil sayısının bilinmediğini, Türkiye’de ise son 10 yılda yaklaşık 6 bin kişiye böbrek nakli yapıldığını, bu operasyonlarda yüzde 90 oranında başarı sağlandığını ifade ediyor.
“EN AZ 60 BİN HASTA BÖBREK BEKLİYOR”
Türkiye’de böbrek bekleyen hasta sayısının en az 60 bin olduğunu, sayının gelecek yıllarda katlanarak artacağının tahmin ettiklerini belirten Sağlıker,
“Türkiye’de hipertansiyon sıklığı yüzde 20 seviyesinde. 17 milyon 500 bin hipertansiyon hastası var. Şeker hastalarından üçte biri de ilerleyen zamanlarda ciddi böbrek hastalığına yakalanıyor. Kötü gıdaların alınmasını da bu olumsuzluklara eklersek, böbrek hastası sayısındaki olası artış konusundaki endişemiz anlaşılmış olur.”
Konunun ciddiyetinin, halkımızca yeterince farkına varılmadığını anlatan Sağlıker, gerekli girişimlerde bulunulmaması halinde Türkiye’de yaklaşık 5 milyon 600 bin olan böbrek hastası sayısının, her geçen yıl artacağı endişesi taşıdıklarını da sözlerine ekliyor.

Bu uyarıyı ciddiye almalıyız.

Hem devlet olarak ve hem de halk olarak.