Ülkemizin bu kadar ağır, hem de çok ağır sıkıntıları varken bir de bu konuyu mu yazalım diye kendime sorduğumda tereddütsüz evet cevabı veriyorum.
Peki neden?
Çünkü biz ülke ve Türk Milleti olarak öyle bir konumda bulunuyoruz ki, çevremizde olan her olay, yaşanan her konu bizi dolaylı veya dolaysız olarak ilgilendirmektedir. Bu nedenle benim gibi çok değişik konularla ilgili köşe yazarlarının yazabileceği çok farklı konular olması da gayet olağandır.
Geçen yılın eylül-ekim aylarından beri İsrail-Filistin çatışmasını görüyoruz. Biliyor, görüyor ve kabul ediyorum ki, bu aslında bir karşılıklı çatışma değil, İsrail’in yaptığı bir soykırım. Ama Hamasın böyle bir durum olacağını öngörememiş gibi İsrail'e saldırmış olmasının nedenini tam açıklayamadığım için çatışma diyorum.
Bu gerçekler önümüzde dururken, Yahudi İsrail devletinin bu pervasızlığının nedenlerini incelemek, araştırmak gerektir diye düşünüyorum.
Biz Müslümanların kutsal kitabı olan Kuran-ı Kerim'in birçok Suresi ve o Surelerin Ayetlerinde o kadar çok Yahudi kıssaları bulunmaktadır ki, artık Yahudiyyat diye bir inceleme dalı oluşmuştur. Bu Yahudiyyat konusu hâlâ tartışmaları süren bir konudur.
Psikanalizmin (Ruh çözümlemesi) kurucusu olan Sigismund Freud'un yazdığı bir kitap vardır. Musa ve Tek Tanrıcılık diye de çevrilmiştir. Orada bu kişinin yazdıklarını gördüğünüzde Yahudi pervasızlığının kökenlerinin nereden geldiğini çok iyi anlıyorsunuz. Kendisi de bir Yahudi olan ve Yahudi olmanın gücünü kullanan Freud, Yahudilerin kutsal anlayışlarının temelinde kendileri dışındakileri en hafif tabiri ile ciddiye almadıklarını açıkça belirtmektedir.
Paul tarafından İsa'dan sonra kurulan Hıristiyanlık, aslında kendisi de bir Yahudi olan İsa'yı öldürmeleri nedeni ile Yahudilere tarihin uzun asırları boyunca kötü davranmıştır. Ancak, Aydınlanma çağı dediğimiz 18. Asrın ortalarından itibaren Yahudilik ve Yahudiler'de inanılmaz bir etkililik görüyoruz. Liberalizmin kurucusu Adam Smith, Evrim Teorisinin sistematik hale gelmesini sağlayan Darwin, Psikanalizmin kurucusu Freud, Komünist Manifestonun baş sorumlusu Marx vs vs Yahudidirler.
Bütün bu gelişmeler 19.yüzyılın sonunda artık olduk, tamam diyen Yahudilerin Siyonizmi ilan etmeleri ile zirveye çıkmıştır. Hemen söylemeliyim ki, keskin bir Yahudi düşmanlığı ile olaylara bakıyor değilim. Zaten Ne Mutlu Türküm Diyene anlayışını temel alan bir kişi, başka milletlere keskin bir düşmanlık gözü ile bakmaz, bakmamalıdır. Burada anlatmaya çalıştığım, bugün basından gördüklerimizle değerlendirdiğimizde bu İsrail Yahudiliğinin pervasızlığının, rahatça insan öldürebilmelerinin, dünyayı takmamalarının altında yatan nedenlere değinmeye çalışmaktır.
Yoksa, bu kadar para ile, bu kadar nüfus ile etrafını kuşatmış oldukları İsrail'i bir lokmada yutamayan Araplar konusunu da görmüyor değilim.
Zaten 1948 yılında kurulan İsrail devletinin o topraklarda nasıl kurulduğunu, kurulabildiğini birazcık düşündüğümüzde, araştırdığımızda neler görüyoruz, neler.