Bir önceki yazımda YahudilerleTürklerin yaşamda ve ticari hayattaki farklılıklarından söz ederek bunun 5 maddesini sıralamıştım.
Devam edelim;
6- Yahudiler çocukları öğrenci iken, hafta sonları ve yaz tatillerinde onları çalıştırırlar.
Burada ince bir detay vardır
Kendi iş yerlerinde değil, başka Yahudilerin iş yerlerinde.
Peki niye?
Başka Yahudi ailelerindeki ticaret kültürünü görsün
Kendi ailesindeki ticaret kültürü ile karşılaştırsın, eksikleri ve yanlışlıkları tamamlasın diye.
Türklerde ise çocuklar babalarının iş yerlerinde "prens" ya da "prenses" ünvanı ile iş hayatına atılır.
7- Yahudilerin önceliği komisyonculuktur.
Yani sermaye koymadan para kazanmaktır.
Bir Yahudi oğluna ticareti öğretirken tavsiyesi şu olmuş;
"Oğlum çok para kazanmak istiyorsan, bir şeyler yap sat. Üret sat.
Daha çok kazanmak istiyorsan al sat.
Daha daha çok kazanmak istiyorsan almadan sat. Yani önce sat, sonra al.
Türklerde ise komisyonculuk, çok muteber bir iş değildir.
Yapılacak işe sermaye bağlanır
Sermaye bağlanmadan iş yapmayı Türklerin hafsalası almaz.
8- Yahudilerde iş yaptıkları insanları kalkındırmak esastır.
İş yaptıkları insanlar ne kadar kalkınırsa, kendilerinin de kazançlarının o oranda artacağına inanırlar.
9- Yahudiler yılın belli bölümlerinde Dünya'yı dolaşır, yenilikleri görür, inceler.
Özellikle gelişmiş ülkelerdeki yeni ürünleri gelişmemiş ülkelere götürerek para kazanır.
Yani innovasyona açıktır.
Türklerin ise, işlerinden başlarını kaşıyacak vakitleri yoktur.
Değişime kapalıdır.
10- Dünya'da seks endüstrisinde para harcayan 4 millet vardır.
Bunlar sırasıyla Araplar, Yahudiler, İtalyanlar ve Türkler'dir.
Yahudiler her ne kadar çapkınlık ve kaçamak yapsalar da aile birliğini ayakta tutmaya çalışırlar.
Türkler ise parayı bulduktan sonra yaptıkları ilk iş, ya boşanmak, ya ikinci evlilik ya da metres ilişkisidir.
Ailenin önemini genelde serveti kaybettikten sonra anlarlar.
11- Yahudilerde aile birliği ve dirliği esastır. Onlarda aile huzuru önemlidir.
Türklerde ise servet oluşmaya başladıktan sonra aile içi gerginlikler artar.
Aile içi savaşlar servetin, dolayısıyla güç'ün bölünmesine neden olur.
12- Yahudiler tüm anlaşmaları yazılı olarak yaparlar. Sözleşmeye önem verirler.
Türklerde ise her şey güvene dayalıdır.
Sözleşme istemek karşısındakine hakaret olarak kabul edilir.
Durumun özeti; 80 yaşın üstündeki bir Türk avukata atfedilen şu sözü hatırlayın;
"Yaklaşık 60 yıla yakın baktığım davaların yüzde 90'ından fazlası güvene ve güvene dayalı ilişkilerden kaynaklanıyordu"
13- Yahudiler bir işi araştırırken, olumlu ve olumsuz tüm yönlerini didik didik incelerler.
Öncelikle olumsuz yönlerine dikkat kesilirler.
Matematiksel düşünceden hiç ayrılmazlar. Kesin kazancı görmeden kolları sıvamazlar.
Türklerin ise bir işe inanmaları yeterlidir.
14- Yahudilerde tasarruf kültürü vardır.
Kazançlarının bir kısmını "yedek akçe" olarak ayırırlar.
Türkler geçmişte tasarrufa önem verirdi.
1980 sonrasında tasarruf kültürünü bir kenara bıraktı.
Şimdilerde borçla yaşıyorlar.
15- Yahudiler girecekleri işlerde başkalarının deneyimlerine önem verirler. Kendilerine ders çıkarırlar.
Türkler ise deneme-yanılma yöntemi ile öğrenirler.Bir şeyi anlamaları için damdan düşmeleri gerekir.
16- Yahudilerde dayanışma kültürü vardır. Ticarette birlik ve beraberlik içinde hareket ederler.
Türklerde ise dayanışma yerine savaş vardır. Birbirlerinin kuyusunu kazmaya meraklıdırlar.
Hak vermediğiniz hususlar varsa lütfen bana mail atın.