Yağsın yağmur, çaksın şimşek!

Kışın sert geçmesi, karın ve yağmurun bolca yağması bana göre sevindirici bir haber.

Çünkü bu topraklarda mevsimlerin cömertliğiyle değil, yokluğuyla sınanıyoruz artık.

Barajların doluluk oranları, kuruyan göller, çatlayan topraklar suyun ne kadar hayati olduğunu her geçen gün daha yüksek sesle hatırlatıyor bize. Böyle bir dönemde gökyüzünden düşen her kar tanesi, her yağmur damlası yalnızca bir doğa olayı değil, geleceğe bırakılmış küçük ama değerli bir emanet.

Kar özellikle önemlidir. Yavaş yavaş erir, toprağa sindire sindire karışır, yer altı sularını besler. Ani yağmurların aksine sel olup akıp gitmez, sabırlıdır, bereketlidir. Tarım için, içme suyu için, ekosistemin dengesi için kar vazgeçilmezdir.

Sert geçen bir kış, kısa vadede hayatı zorlaştırsa da uzun vadede soframıza ekmek, bardağımıza su olarak döner.

Elbette soğuk, ulaşımı ve günlük yaşamı zorlaştırır. Ama su kıtlığına doğru ilerlediğimiz bir çağda, asıl korkmamız gereken karın, yağmurun yağmaması olması gerek. Kar yağmayan dağlar, yağmur görmeyen ovalar sessiz bir felaketin habercisidir. Bu yüzden beyaza bürünen sokaklara, camlara vuran yağmur damlalarına şikâyetle değil, şükürle bakmak gerekir. Çünkü bugün üşüdüğümüz kışlar, yarın susuz kalmamamızın teminatıdır.

Üstelik mesele yalnızca bugünü kurtarmak da değildir. Su, gelecek kuşaklara bırakacağımız en büyük mirastır. Çocuklarımızın musluğu açtığında akan suyu, tarlalarda yeşeren ürünleri, nefes alan ormanları görebilmesi bugünden yağan karla, düşen yağmurla doğrudan bağlantılıdır. İklim krizinin kapımızı zorladığı bu dönemde, her mevsim bize bir uyarı, her yağış bir fırsat sunuyor.

Belki de kışa bakışımızı değiştirmemiz gerekiyor. Onu yalnızca soğuk, zorluk ve sıkıntı olarak değil; doğanın kendini yenilediği, toprağın dinlendiği, suyun biriktirildiği bir hazırlık zamanı olarak görmeliyiz. Çünkü doğa, sabredenlere karşılıksız kalmaz. Bugün gökyüzünden düşen her damla, yarının yaşamına atılmış bir imzadır. Ve bu imzayı ne kadar iyi okur, ne kadar kıymetini bilirsek, geleceğe o kadar umutla bakabiliriz.