Yağmurdan sonra…

Yağmur, berekettir…

Yağmur, Su’dur, ekmektir, yiyecek içecektir…

Yağmur, Can’dır,

Kısacası Yağmur, Hayat’tır.

Kış aylarında yağan yağmur pek sevilmez. Çünkü akşamına ya da en geç sabahına peşinden hastalık gelir. İşe, okula gitmek zulme dönüşür. Bir de üstünüzden o yağmur geçmişse, geçmişler olsun!

Halk dilinde; ‘Mart kapıdan baktırır, kazam kürek yaktırır’ Atasözümüz vardır.

Bu Atasözü; “Mart ayında zaman zaman güneş görünse de, şiddetli soğuklar devam eder ve insanların yakıtları tükendiği için evdeki kazam kürek saplarını bile yakmak zorunda kalabilirler” anlamında kullanılan bir Atasözümüzdür.

Nisan, Mayıs aylarında mevsimsel geçiş yağmurları olur. Bu aylarda yağan yağmurların şiddet azdır. Ilık havada yağan Bahar yağmurlarında gökyüzünde bir anda kara bulutlar oluşur, birkaç dakika sonra birden güneş açar. Ardından güzel bir gökkuşağı çıktı mı, çocuklar sevinç içinde altından geçmeye çalışır, çocuk aklı işte.

Yağmurun güzelliklerinden bu kadar bahsetmişken; sağanak halinde, acımasızca yağan yağmurun çilesinden insanlara yaşattığı rezilliklerden de bahsedelim birazcık…

***

Adana’da dün sabah saatlerinde başlayan yağmur, dakikalar geçtikçe şiddetini arttırarak devam etti. Şiddetli yağmur, durmadan aralıksız yaklaşık 1 saat sürdü? Hayatımız 1 saatliğine felç oldu!

Hemen her çalışanın başına geldiği gibi, şiddetli yağmur benim de üstümden geçti. İş yerine vardığımda ıslanmadık yerim kalmadı. Koştur koştur iş yerine varıp, üstünüzü başınızı değiştirip, kurulandıktan sonra birden güneşin açması ve sanki tek bir damla yağmur yağmamış gibi havanın açması… İşte bu insanın çok zoruna gidiyor. Ama bu durum sadece benim başıma gelmedi elbet. Eminim birçoğunuz benim gibi düşünüyor ve içten içte hayıflanıyorsunuzdur.

Ya okula giden öğrenciler… Dizlere kadar gelen suların içinde, sırılsıklam kıyafetler, ıslak ayakkabı ve çoraplar eşlinde can havliyle dersine yetişmeye çalışan gariban öğrenciler...

Sizlere de geçmiş olsun.

Ama mesele sadece yağmurda ıslanmak, üst baş rezil halde işe okula gitmek değil!

Asıl mesele; Bu kadar şiddetli yağmurda yerel yönetimlerin halen bu gibi durumlara hazırlıklı olmaması. Logar kapaklarının patlaması, lağımların taşması, trafiğin kilitlenmesi, diz boyu sularda insanların koştur koştur sığınacak yer araması.

Tam bir rezillik!

***

Sanat ve Sanatçı şehri, Festivaller Şehri, Metropol şehir dediğimiz Adana halkı, 2024 Türkiye’sinde bu rezilliği hak etmiyor.