VAY CANINA

Akıl alır gibi değil.

İnanılır gibi değil.

Kabul edilebilir gibi değil.

Sindirilebilir gibi değil.

Hayal gibi.

Ne ile ilgili bu sözler?

Terörist başı, eli kanlı katil, bilinen elli bin insanımızın kanına eli bulaşan bebek katilinin ayağına kimler gitti ise onun için bu sözler.

32 yıldan beri köşe yazarlığı yapıyorum. 20 yıl televizyon programcılığı yaptım. 25-30 yıldan beri birçok yerde konuşma yaparım. Televizyon programcılığı yaparken, konuşma yaparken bir buçuk saatten fazla konuştuğumu bilirim. Bu kadar kamuoyu önüne çıkmış biri olarak yazının girişindeki şaşkınlık ifadeleri kullanma gereği hiç duymadım. İnanın bu terörist için ayağına gitme olayına kadar söylenen sözler ile ilgili olarak dikkatli, temkinli olmaya çalıştım. Elbette öyle barış marış gibi sözlerin tiyatro olduğunu söylüyordum. Silah bırakma filan gibi işlerin oyun olduğunu yazıyordum. Bu işlerin sonucunda neler olabileceğini kestirebiliyordum. Ama inanın her şeye rağmen terörist başının ayağına gitme işinin olmayacağına, olamayacağına, yapmayacaklarına olan inancımı bir köşede tutmaya çalışıyordum. Bu nedenle şaşkınlık içerisindeyim. Benim gibi dikkatli, temkinli yazmaya çalışan, fikir mücadelesi yapmayı ön planda tutmaya gayret eden birini bile bu kadar şaşkınlığa uğratanlara ne diyelim? Düşünüyorum örneğin; giden kişiler o kanlı eli nasıl sıkabildi? Aynı masaya nasıl oturabildi? Bunları yaptığına göre Türk Milleti'nin 40 yıldır yaşadıkları aklına gelmedi mi? Bu aşamadan sonra Türk Milleti'ne ne diyecekler? Bu ayağa gidişten sonra Şehit Ailelerine, Gazilere ne diyecekler?

Bu aşamadan sonra pazarlıksız silah bırakacaklar diye yola çıkmanın bir anlamı kaldı mı? Haklı çıkmadık mı?

Dedim ya yazılarımı ve konuşmalarımı dikkatli yaparım diye. Bunu yaparken, Türk insanının nabzını tutmaya çalışırım da onun için öyle yaparım. Terörist başının ayağına gitme işinde de şöyle bir nabız tutmaya çalıştım. Herkes şunu bilsin ki, bu duruma tepki koymayan bir kişiye bile rastlamadım. Bu duruma büyük bir tepki ve büyük bir infial var. Böyle iken hâlâ Türk Milleti için bu işler yapılıyor iddiası nasıl yürüyecek?

Teröristbaşının aklanması için her söz söylendi tamam. Ama TBMM'ni, yani Türk Milleti'ni temsilen ayağına gitmenin anlamı çok daha farklıdır. Bu gidiş bütün Türk Milleti adına gidiştir. İşte bu kabul edilemez, sindirilemez. Tarih bu gerçeğin hesabını mutlaka sorar.

Bu aşamadan sonra artık Anayasa'dan TÜRK ve ATATÜRK'Ü kaldırma işlerinin de rahatça ortaya sürülebileceğini beklemek çok zor olmaz. Çünkü teröristbaşının Türk Milleti adına ayağına gitmek Anayasa değişikliği öncesi son adımdır. Bu adımı atma işini yapmak demek her şeyi yapmayı göze almak demektir. Zor günlere giriyoruz.