Vatandaş İsyanda-2

Nerede kalmıştık?

Adana’nın kavurucu sıcaklarında hemen her gün yaşadığımız, en son Pazar akşamı başımıza gelen ve insanları çileden çıkaran ‘elektrik işkencesinde!’ kalmıştık…

Pazar gecesi, saat 23:00’e doğru elektrikler kesilmiş, mahalle sakinleri kendilerini sokağa, balkona, kapı önlerine atmıştı. Telefon ışığıyla kendime zar zor kahve yaptım ve balkona geçip oturdum. Dakikalar geçtikçe mahalleli homurdanmaya başladı. Komşular balkondan balkona, aşağıdan yukarıya, pencerelerden sohbete başladı. Ben de hem komşuların sohbetine kulak misafiri oluyor, hem de sabır ve sinirle elektriğin gelmesini bekliyordum.

Tam elektrik dağıtım şirketinin ‘Müşteri Hizmetleri!’ni arayacaktım ki; ALO 186’yı arayan, ancak karanlıktan yüzünü göremediğim bir adamın konuşmasına şahit oldum. Zar zor Müşteri Hizmetlerine bağlandı ve karşısındaki zavallı çalışana verdi veriştirdi. Zavallı diyorum, çünkü telefonun ucundaki kişi de maaşlı çalışan bir işçi, yani emekçi. Bunu birçoğumuz unutuyor olsak da, sinirlenince ağzımızdan çıkanı kulağımız duymuyor maalesef. Adam o kadar öfkeliydi ki, babası çıksa yıkıp geçerdi herhalde!

Bakınız, vatandaş müşteri hizmetleriyle nasıl konuşuyor?

İşte yurdum insanının “ALO 186” imtihanı; 

(Okuyacaklarınız, vatandaşların kendi telefon görüşmeleridir...)

***

Öfkeli vatandaş;

“Selamünaleyküm hırsızlar! Ekmeksiz, kitapsızlar! Ulan bu sıcakta elektrik mi kesilir! Hadi kestiniz, 3-5 saat mi kesilir? Paraları almayı biliyorsunuz, iş hizmete gelince nerdesiniz? Sizin yaptığınız, yapacağınız işin içine tüküreyim. Allah sizi bildiği gibi yapsın!” Çatt, telefon yüze kapanır!  Yanındaki, “Nasıl konuştum ama!”

Bir başkası çok kısa konuşur;

“Bak kardeşim; Sabah 06:00’da kalkıp işe gidiyorum. Şu an saat: 01:15… Sıcakta bırakın uyumayı, nefes alamıyoruz! Allah Rızası için söyleyin, elektrik ne zaman gelecek?” O da telefonu direkt kapatır...

Bir diğer vatandaş; 

“Her ay dünyanın faturasını ödüyoruz, 1 gün geciksek elektriğimizi hemen kesiyorsunuz. Bu konuşmaları herkes dinlesin, hadi sıkıyorsa beni dava edin. Polis çağırın, mahkemeye verin...” Hızını alamayan adam, bağıra çağıra hakaret eder, küfürler savurur. Ee, bunları da yazacak değilim.

Bir diğeri;

“İşi çalışanın, emekçinin üstüne atan, tatile çıkan, evinde keyif çatan yetkilileriniz nerde? Söyleyin onlara; bu iş takım elbise giyip, kravat takmakla olmuyor. Nerde bu yetkililer? Lafım sana değil bacım ama ne olur bu ses kaydını dinlesinler. Belki acık yüzleri kızarır, biraz utanırlar!”   

Vatandaşın ALO 186 ile yapmış olduğu daha birçok kaba saba, hakaret dolu konuşmaları mevcut. Lakin bence bu kadar yeter…

***

Hava sıcaklığının 45-50 derecelere çıktığı yaz aylarında, istisnasız her gün uzun süreli elektrik kesintileri insanları çileden çıkarıyor. Vatandaş da doğal olarak isyan bayrağını çekiyor. Elektrik dağıtım şirketinin tamir bakım onarım çalışmalarını kimse bilmez, anlamaz. Kimseyi de ilgilendirmez...

Vatandaşın, “Elektrikleri kesemezsin kardeşim! Bu hakkı sana kim veriyor? Faturamızı çatır çatır ödüyoruz. Aloo kime söylüyorum!”zerzenişleri doğal bir reaksiyondur.

Demem o ki; Teknoloji çağını yaşadığımız, uzaya kozmonot bile gönderdiğimiz, yapay zekâyı dahi birçok alanda kullandığımız 2024’ün Türkiye’sinde, halen elektrik kesintileriyle boğuşmak hiç yakışıyor mu?

“Vatandaş isyan etmekte haksız mı?”

Sorusu akıllara gelmiyor mu?

Sağlıcakla kalın…