UZUN UZUN KAVAKLAR AMA, LAFIN KISASI

Halk arasında gereksiz yere uzun uzun konuşana; ‘’Kısa kes Aydın havası olsun’’ derler. Hele ki birde, bilgiye öğretiye dayalı değilse…

Laf ta, söz de, tavır ve davranış ta ne kadar öz olursa, o kadar etkili olur. Laf uzadıkça dikkat dağılır. Konsantrasyon bozulur. Ana tema kaçırılır.

Ünlü mühendis ve yönetim uzmanı Edward A.Murphy özdeyişler kanununda der ki:’’ Sakın aptallarla tartışmayın, başkaları aranızdaki farkı anlamayabilir.

Hz. Mevlâna da;’’ Siz ne kadar anlatırsanız anlatın, karşınızdakinin anlama kapasitesine bağlısınız’’ der.

Güzel bir Atasözümüz de de;’’ Deliye öğüt ver, tutmaz, delik kaba su koy durmaz’’ der.

Bu deyişler, bu betimlemeler, bu Atasözleri, bizim özümüzdür. Bilhassa köylerimiz de olağanüstü güzel sözler vardır. Kulaktan kulağa söylenen, derlenmemiş, kayıt altına alınmamış ya da alınamamış, müthiş güzel sözlerdir. Oldu bitti, bir köye, mezraya gittiğimde mutlak surette benden yaşça büyük insanlarla tanışır, konuşurum. Çünkü onların her biri; Google’dir, ansiklopedidir. O insanlarla konuşmak, başlı başına bir zevktir, bilgi almaktır. Atalarımızdan, dedelere, dedelerden babalara, babalardan oğullara, oğullardan torunlara, berrak bir su yolu akar, akar akar gider…Nesildennesile aktarılır. Ne yazık ki köy kültürümüzün bu yönleri kayıt altına alınmadığı sürelerde zamanla kaybolabiliyor.

Türk Milletine göre:

Köyle aradaki sis kalkmalıdır.

Kırkharamilere göre:

Rabbena Rabbena,hep bana, hep bana…

Bulanık suda balık iyi avlanır.

İti, ite boğdurmak gerek.

Oyun içinde oyun kurmak gerek.

Önce hasımları birbirine düşürmek, zayıflatmak,

sonra da topunun köküne kibrit suyu dökerek, Rabbin İsrail’ini,

dörtbinbeşyüz yıl sonra da olsa Fırat, Kızıldeniz ve Hitit Ülkesi kutsal üçgeninde kurmak.

Zor oyunu bozar.

Arap Örf ve Adetlerine göre:

‘Baştan çıkan bir halk, başka bir baştan çıkan halkla cezalandırılır.’

‘Yahudiler, iki defa rezil olacaklardır.’

‘Barışçı insanlar korkmayın. Bir halk gelecek. Onlar korkusuzdur ve barışçıldır. Bizim barış amacımızı öğrendiklerinde, onu dünyanın tümüne yayacaklardır. Onlar korkusuzdur.’

Türk Örf ve Adetlerine göre:

Canlar bir tutulmalı.

Ekmek paylaşılmalı.

Hoşgörülü olmalı.

Mazlumun ahı yerde kalmaz. Alma mazlumun ahını, sonra çıkar aheste, aheste.

Aslanın kişiyi yiyebilme gücü olmasına rağmen,

saldırıya uğrayanın aslanı etkisizleştirme hakkı vardır.

Hak, gücün üzerindedir.

El elden üstündür.

Ava giden avlanır.

Komşunun evinde yangın varsa, önce söndürmeye sen koş, sıra senin eve gelmeden.

Bilgisizler için, bir musibet, bin nasihatten daha iyidir.

Yanlış hesap, Bağdat’tan döner.

Bağdat nire, Pensilvanyanire?

Bağdat nire, Tel Aviv nire?

Hesabın kat edecek çok yolu var.

Zaman çabuk geçer.

Yüzseksen milyon yıl önce Avrupa denizin dibindeymiş.

Mısır Kralının kızı, Musaları sudan işçi olarak toplamıştır.

Üç kuşak ağaç kalınlaşmıştır.

Dağdan gelmiş, bağdakini kovuyor.

Kızlar zirveye tırmanıyor.

Yağmur yolda.

Karaman’ın Koyunu sonra çıkar oyunu.

Yurtta Barış, Dünyada Barış.

Biraz da dünya ülkelerinden örnek verelim:

-Bir şekilde doğar, fakat bin bir şekilde ölürüz. Eski Yugoslavya.

Hak yenir ama hazmedilmez. Yunan.

Küçük kazançlar servet getirir. Jamaika.

Ağaç ne kadar yüksek olursa olsun, yaprakları yine de yere düşer. Çin.

Biri sizi bir kez aldatırsa suç onundur. İki kez aldatırsa suç sizindir. Romanya.

Yalan dört nala gider; gerçek, adım adım yürür fakat, gene de vaktinde yetişir. Norveç

Evet değerli okur, sizlerin de bildiği gibi; yerli, yabancı sayısız Atasözleri ve halk öz deyişleri var. Biz anlam ifade etmesi açısından minnacık bir demet halinde örnekler sunduk.

Elbette ki ‘söz uçar. yazı kalır’ retoriğini de unutmamak lazım.

Atasözleri ve özdeyişler üzerine ciltlerce kitap yazılabilir. Amacımız bu değil şüphesiz ki…

Bu sözler bize rehber olmalı, kılavuz olmalı… Eğerr biz bu sözlere sadakat gösterir de onlara sıkı sıkıya sarılırsak; hayatımızı kolaylaştırmış oluruz. Sağlığımıza gereken özeni göstermiş oluruz. Huzurumuzu, mutluluğumuzu, başarımızı pekiştirmiş oluruz. Her türlü kötü ve zararlı unsurlardan arınmış oluruz. Doğru, dürüst, adil, hakka hukuka riayet eden oluruz. Bu sözler o kadar çok şey anlatıyor ki… Ama biz bu sözlerin ne demek istediğini anlıyor muyuz acaba?

SON SÖZ:’’ ANLAYANA SİVRİ SİNEK SAZ, ANLAMAYANA DAVUL ZURNA AZ.’’