Miras kalan bir gayrimenkulün haksız yere başkasına devredilmesi durumunda, hakkı yenen mirasçıların ilk yapması gereken eylem hızla hukuki süreci başlatmaktır. Avukat Oğuz Yavuz, hakkının ihlal edildiğini fark eden kişilerin derhal "Tapu İptal ve Tescil Davası" açması gerektiğinin altını çiziyor.
"Nasıl Olsa Hakkım" Diyerek Bekleyenleri Bekleyen 3 Büyük Tehlike
Birçok mirasçı hakkının nasılsa kaybolmayacağını düşünerek yasal işlemleri erteleyebiliyor. Ancak Avukat Yavuz, bu bekleme süresinin barındırdığı gizli risklere karşı şu uyarılarda bulunuyor:
-
Satış Riski: Tapuyu o an elinde bulunduran kişi, mülkü kötü niyetli olarak hızlıca üçüncü bir şahsa satabilir.
-
Haciz Riski: Mevcut tapu sahibinin kişisel borçları nedeniyle, miras kalan taşınmazın üzerine haciz gelebilir.
-
İpotek Riski: Söz konusu mülk, bankalardan çekilecek krediler için teminat (ipotek) olarak gösterilebilir.
Tek Çözüm: İhtiyati Tedbir Kararı
Avukat Yavuz'a göre, dava sürecinde yukarıdaki riskleri tamamen ortadan kaldırmanın çok net bir yolu var: Mahkemeden "İhtiyati Tedbir" kararı talep etmek. Bu karar alındığında, dava sonuçlanana kadar mülkün başkasına devredilmesi, satılması veya üzerine borç/ipotek işlenmesi hukuken dondurulmuş oluyor.
Miras Davalarında Zaman Aşımı Var mı?
Mirastan mal kaçırma davalarıyla ilgili en çok merak edilen konulardan biri de başvuru süresi. Erken davranmanın her zaman daha güvenli olduğunu belirten Yavuz, mirasçıların içini rahatlatacak şu hukuki detayı paylaştı:
"Mirastan mal kaçırma (muris muvazaası) davalarında kanunen belirlenmiş herhangi bir zaman aşımı veya hak düşürücü süre yoktur. Mağdur olan taraf, haksızlığı öğrendikten 5 yıl, hatta 10 yıl sonra dahi hakkını aramak için bu davayı açabilir."