UTANDIM

Bolu kartalkaya'daki otel yangını yüreğimi deldi.. Ciğerim en derinlerden tam 78 kez yandı;

UTANDIM.

Analarımız,

Bacılarımız,

Amcalarımız,

Dayılarımız,

Çocuklarımız,

Bebelerimiz dönmemecesine göçüp gittiler;

UTANDIM.

Büyük ihmaller vardı.. Bu ihmalleri inanılmaz sorumsuzluk örneği gösterip, inatla - ısrarla ve büyük bir pişkinlikle "ihtimal dışına" iterken,

-Sıkılmayan,

-Daralmayan,

-Ar - haya nedir bilmeyen,

-Yalandan üzülen,

-Yalandan ağlayan,

-Yüzü kızarmayanları gördüm;

UTANDIM.

İstifa mekanizmasını bilmeyen, tanımayan tanımazlıktan gelen avcarlanmışları, kasarlanmışları, başka bir dünyada yaşadıklarını sananları, bana necileri görünce;

UTANDIM.

Bu güzel ülkenin güzel insanları, binlerce CANI depremde, maden ocaklarında ölürken, göçen toprağın altında kaybolurken, "mukadderat" denilmesinden;

UTANDIM.

Bu güzel ülkede, "güzellikleri yaşamadan" hunharca, kahpece, sinsice, haince, haysiyetsizce, şerefsizce ve bile isteye öldürülen analarımızın, bacılarımızın, yavrularımızın gün be gün daha da çoğalıyor olmasına "tanık olmaktan." Yapanların yaptıklarıyla kalmasından;

UTANDIM.

Kimsenin, ama hiç kimsenin sorumluluk almamasından, pişmiş kelle gibi sırıtmasından, yakalanan insan müsvettelerinin, haysiyetsizlerin, kan emicilerinin, leş kargalarının, sırtlanların, çakalların, çapsızların, şarlatanların, dengesizlerin, deyyusların, dürzülerin, bir süre sonra "hiçbirşey olmamış gibi" dışarı saliverilmesinden;

UTANDIM.

Para babalarının, paralarına güvenerek "olmayacak işleri" büyük bir başarıyla oldurmasından;

UTANDIM.

Benim güzel ülkemde,

"delikli kuruş" etmez müptezellerin hiçbirşey olmamışcasına yüzleri kızarmadan dolaşmasından bıktım.. Her devrin döneği olan "ar damarı çatlamış dümbelekleri" görmekten, görecek olmaktan da;

Hem KAHROLDUM,

Hem USANDIM,

Hem UTANDIM.