ÜMİTSİZLİK Mİ?

Evet, başlık bu! Gerçekten, neden ümitsizlik? Bu soru kime? Ülkenin ağır sıkıntılar içerisinde olduğunu görerek içinden çıkılamayacak noktaya gelindiğini düşünüp ümitsizliğe kapılanlara...

Ülkenin ekonomik şartları ağır mı? Evet, ağır! Ben Ekonomistim, ODTÜ Mezunu Ekonomistim. Yani hem makro, hem mikro seviyede sıkıntıları çok fazlasıyla görüyor ve biliyorum.

Ülkenin eğitim şartları ağır mı? Evet, çok ağır! 5 yaşından bugünkü yaşıma kadar - ki 67 yaşımı devirdim - aralıksız eğitimin içindeyim ve 6 dalın eğitimi ile uğraştım ve üç de çocuk yetiştirdim. Yani eğitimin içine düştüğü şartları biliyorum.

Adalet ve Adliye konusu çok sıkıntılı mı diyorsunuz. Evet, çok sıkıntılı! Avukatım ve içinden biliyorum.

Tarih çarpıtılıyor, sahte tarih üretiliyor ve insanımızın kafası karıştırılıyor mu diyorsunuz. Evet, daha fazlası yapılıyor.  Tarihçiyim, çok iyi görüyor, biliyor ve mücadelesini veriyorum.

Her konuyu böyle uzatmayayım. Amacım kendimi anlatmak değil elbette, beni bilenler biliyor. Amacım bir konuyu vurgulamak. Şu kötü, bu kötü, şurası bozuk, burası bozuk vs.

Tamam, bütün bu gerçekleri anlıyor, görüyor ve biliyorum.

Peki, bu dev sıkıntılara çare mi arayalım, yoksa ümitsizliğe mi düşelim? Ümitsizlik, teslimiyettir, yenilmişliktir, kenara çekilmektir, hatta biraz da bencilliktir.

Neden biraz da bencilliktir? Çünkü asıl ümitsizliğe düşmesi gerekenler Milli Mücadeleyi verenlerdir. Hiç düşünüyor muyuz? Hiç bir imkân yok iken  "biz varız" demek ne demek?

Hiç düşünüyor muyuz ki,  1919'larda 'biz varız" diye ortaya çıkanların ellerindeki imkânlar, bugün ümitsiz olan bizlerin ellerindeki imkânlar kadar var mıydı?

Bugün, bırakılmış bir devlet ve kazanılmış birçok imkân var. Yapacağımız iş sadece ümitsiz, karamsar ve kötümser olmamak.

Sıkıntıları bilmek başka bir iş, sıkıntılara direnme gücüne sahip olmak başka bir iştir.

Şimdi birkaç alıntı yapacağım:

"Türkiye, Atatürk'ün mirasını reddetmelidir." Samuel Huntington

"Atatürkçülük öldü, nurcular ileri." Paul Henze.

"Kemalizme son verin, Osmanlıyla övünün." Graham Fuller.

"Türkiye, Atatürk'ü terk etmezse onu önceki üç devlet (İran, Sovyetler, Yugoslavya) gibi yıkacağız ve federatif yapıya çevireceğiz." 1998'de Avrupa Karma Parlamento Başkanı Con Danyel Bendit (Kızıl Deni).

"2015 yılına kadar Türkiye Atatürk'ü terk etmelidir." ABD’de hazırlanan Global Trends raporundan vs. vs.

Dünyada bu söylenen ve yazılanlar ve buraya almadığım bunun gibi birçok yazılanlar,  söylenenler ortada iken bugün geldiğimiz noktada kimin daha çok ümitsiz olması gerektiğini bir daha düşünsek olmaz mı?

Bütün bu yazılanların, söylenenlerin ülkemizde sadece yazma ve söyleme ile kalmayıp icraat aşamasına da geçildiğini görmemek mümkün mü?

Bütün bu olanlara rağmen bir direnç olduğu da görülmüyor mu? Mustafa Kemal Atatürk, ülkemizde ve Türk Milleti'nde hangi noktada bir düşünelim ve öyle kararlar verelim.

Büyük Başbuğ Mustafa Kemal Atatürk, her geçen gün daha büyümekte, Türk insanının yüreğinde daha güçlü bir yer kazanmaktadır. Bu tespitimin doğruluğuna itiraz edecek bir iddiayı kimse savunamayacağına göre Ümitsizlik neden?

Büyük Başbuğ Mustafa Kemal Atatürk duvardan indirilemediği müddetçe ümitsizlik, karamsarlık ve kötümserlik olmamalıdır, olamaz.

Ne Mutlu Türküm Diyene!