UKRAYNA SAVAŞININ TÜRKİYE ETKİLERİ

24 Şubat 2022 günü başlayan, Rusya’nın Ukrayna hareketi, bu yazıyı kaleme aldığım gün itibariyle, 17. Gününü doldurmuş bulunuyor. Dolayısı ile başta ülkemiz olmak üzere, bütün dünya bu savaşa kilitlenmiş durumda. Hem TV haberlerinde, hem de tüm yazılı basında, açık oturumlarda, tüm safhaları ile bu savaşı izliyoruz. Konun uzmanları, akademisyenler, stratejistler, askerler, güvenlik uzmanları, emekli büyükelçiler, siyasetçiler, hukukçular vs.vs… Günlerdir tartışıyorlar. Kimi bildik şeyler, kimini öğreniyoruz, kimini de noksan biliyorsak tamamlıyoruz. Bir tarafta, Putin ve Rus güçleri, diğer tarafta Ukrayna… Bu savaşın, iki taraftarı dışında, bir üçüncü taraf daha var; AB ülkeleri, NATO ve ABD… Bu güne kadar izlediğimiz gelişmelere bakılırsa, bu savaş ve gelişmeler, Türkiye’yi çok yakından ilgilendiriyor. Ülkemiz adeta iki arada, bir dere de kalmış durumda…

Askeri, siyasi, ekonomik, tarımsal, teknoloji, turizm gibi daha birçok alanda, sıkı bir ilişkimizin olduğu, iki ülke…Bir tarafta Rusya, bir tarafta Ukrayna ve tam ortasında Türkiye… Bir başka deyişle; PUTİN ve sayın ERDOĞAN…Niçin Putin ve sayın Erdoğan?

Putin ne yapıyor? Ne yapmak istiyor. 17 Yüzyıl Çarlık Rusya’sının hedeflerini mi gerçekleştirmek istiyor? Bu hususu, çok kapsamlı bir şekilde değerlendirdiğimizde, rahatlıkla söyleyebiliriz ki, PUTİN resmen kumar oynuyor.!!! Bu kumar, bütün Avrupa’yı sarstığı gibi, sayın cumhurbaşkanımız Erdoğan'ı da sarsıyor…

Türkiye ekonomisi, bilindiği üzere, 2021 yılından beri, ağır sorunlar yaşıyor. Yükselişi önlemeyen, döviz hareketleri, enflasyon, artan işsizlik, darbe yiyen turizm ve gelirlerinin düşmesi, sıcak para girişinin azalması, dış yatırım alamamak, petrol ve doğal gazda ki artışlar, enerji maliyetlerinin yüksekliği, Hala ithalata dayalı sanayimiz, teknoloji ve katma değeri yüksek ürün üretememe ve tarımda yaşanan sorunlar nedeni ile tarım ürünlerindeki ithalatın artması, ‘Maliye Yönetimin’ de çok başarısız olan ve inatlaşılan faiz-enflasyon krizi yüzünden ekonomimizin büyük bir çıkmaza sürüklenmesi, Türkiye’nin baş ağrılarını, sıkıntılarını artırıyor. Bu kadar sıkıntı arasında Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, Putin'e karşı uygulanan ağır yaptırımların, dünya ekonomisinde yarattığı kargaşa nedeniyle şimdi daha da büyük sorunlar yaşaması kaçınılmaz görünüyor….

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in şimdi dünyayı sarsmakta olan Ukrayna saldırısının temelleri 2014'te atıldı. Putin, desteklediği Ukrayna Devlet Başkanı Yanukoviç'in görevden uzaklaştırılması üzerine, 27 Şubat 2014'de Kırım parlamentosunu basarak, Kırım'da yönetime el koydu ve 16 Mart 2014'de Kırım'ın Ukrayna'dan ayrıldığını dünyaya ilan etti. Putin'in Kırım'ı böyle bir oldu bittiyle ilhak etmesi, Batı dünyasında tepki yarattı ama kıyamet kopmadı ve Rusya'ya karşı çok da etkili olmayan ekonomik yaptırımlarla yetinildi. Bu tepki biçimi ve batının pısırık tutumu, Putin'i cesaretlendirerek, gelecek için daha büyük hayaller kurmasına giden yolu da açmış oldu.

Türkiye'de ise, AKP, 30 Mart 2014'te yapılan yerel seçimlerden bir kez daha zaferle çıkmıştı. AKP lideri Recep Tayyip Erdoğan henüz Cumhurbaşkanı olmamıştı, ama Putin'in Rusya'da uyguladığı ‘Tek Adam' modelini ve Batı'ya meydan okumasını artan bir ilgiyle izlemekte olduğu belliydi.

Yarın devam edeceğiz…

NOT: Bu gün 14 Mart Tıp Bayramı. Başta değerli Dr.larımız olmak üzere, Tıp ve Sağlık camiasının, Tıp ve Sağlık çalışanlarının bu anlamlı gününü kutlar; uğradıkları baskı ve gördükleri şiddete rağmen, cansiperane çalışan, tüm Tıp ve Sağlık mensuplarının, yolu açık, başarıları daim olsun derim.