TÜRKİYE’NİN DIŞARIYA VERDİĞİ GÖÇLERİN ETKİSİ

Son günlerde ülkemizin dışarıdan aldığı düzensiz göçler yazılı, görsel ve sosyal medyada çeşitli tartışmalara konu olmaktadır. Siyasetçilerin, gazetecilerin, akademisyenlerin ve duyarlı olan vatandaşların konunun sosyal, siyasi ve psikolojik yönlerine ilişkin görüşlerini ifade ettikleri görülmektedir. Toplumumuz her konuda olduğu gibi bu meselede de ikiye bölünmüştür. İktidar yanlılarının “düzensiz göçlerin” sorun yaratmadığı, ülkemizin bazı şehirlerinde “ekonomiyi ayakta tuttuğu”, hatta “göçmenler gönderilirse ekonominin batacağı” şeklinde beyanlar verdiği şaşkınlıkla izlenmektedir. Buna karşın, iktidara muhalif olanların ise konunun ülkemiz için “beka” sorunu haline geldiğini, göçmenlerin en kısa sürede ülkelerine gönderilmesi gerektiğini düşündükleri anlaşılmaktadır.

Ne yazık ki ülkemiz dışarıdan aldığı göç kadar olmasa bile, ciddi miktarda dışarıya göç de vermektedir. İkinci dünya savaşı sonrası başlayan bu hareket, azalmasına rağmen hala sürmektedir. Başlangıçta eğitimi düşük, meslek sahibi olmayan veya çeşitli nedenlerle Türkiye’de yaşamak istemeyenlerin göçü nitelik değiştirmiştir. Bu günlerde özellikle eğitim düzeyi yüksek, dünyanın her yerinde ihtiyaç duyulan mesleğe sahip, iyi derecede yabancı dil bilen gençlerimizin, ülkemizi terk ettiği veya terk etmenin yollarını aradıkları gerçeği karşımızda durmaktadır.

Yakın ve uzak çevremizdeki gençlerin büyük çoğunluğunun“ekonomik”, az bir kısmının ise diğer gerekçelerle ülkemizden ayrılmak istemesi üzücü olduğu kadar düşündürücüdür. Büyük fedakarlıklarla yetiştirdiğimiz gençlerimizin, ülkemizin gelişmesine katkı sağlamak yerine gelişmiş ülkelerin daha da gelişmesine yardımcı olmak üzere dışarıya göç etmesi seyir edilecek bir durum değildir. Bu konunun son günlerde oldukça yaygınlaşmasına karşın yazılı, görsel ve sosyal medyada gündeme gelmemesi hayret edilecek bir durumdur.

Türkiye bir yandan eğitimi düşük, mesleği ve parası olmayan insanların akın ettiği, diğer yandan eğitimli, dünyanın ihtiyaç duyduğu mesleği olan, iyi derece yabancı dil bilen vatandaşlarının ülkesini terk ettiği devlet haline gelmemelidir. Bu konuma düşen ülkelerin durumu ortadadır. Bunun için yöneticilerimizin gençlerimizin eğitim durumlarına uygun iş alanlarını, gelişimlerini, dünya ile bütünleşmelerini sağlayacak demokratik ve hukuki ortamı mutlak surette sağlaması gerekmektedir. Aksi halde, NASA’da çalışan, NOBEL’i alan, aşıyı bulan insanlarımızı uzaktan izlemeye, buna karşın, eğitimsiz, mesleksiz ve parasız durumda dış göçle gelenlerin yarattığı sorunlarla boğuşmaya devam edecektir.

Saygılarımla,