TÜRKİYE’NİN DIŞ TİCARET AÇIĞI

Konuya bir haberle girelim. Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre mayıs/2021 ayında dış ticaret açığı 4.1 milyar dolarak olarak gerçekleşti. Yaşı elli civarında olanların sürekli dış ticaret açığına ilişkin haberleri dinlediğini vurgulamak istiyorum. Rakamlar değişiyor, ancak akıbet aynı kalıyor. Ülkemiz sürekli dış ticaret açığı veriyor. İşin ilginç tarafı büyüme oranı yükseldikçe açık miktarı da artıyor. Çok ayrıntıya girmeden açığın kabaca enerji ile ham ve yarı mamul ithalatından kaynaklandığını, buna karşın ihracatımızın ise açığı kapatmaya yeterli olmadığını söyleyebiliriz. Bu durumun ülkemizdeki üretimin, ithal girdilere dayalı olarak yapılmasından ileri geldiği görülmektedir.İlaveten, son yıllarda ithal edilen oyuncak, kırtasiye, beyaz ve kahve rengi eşyalar, inşaat malzemeleri, sağlık ürünlerinin ise açığı daha da büyüttüğü bir gerçek olarak karşımızda durmaktadır.

Dış ticaret açığının ülkemiz ekonomisine etkileri nelerdir? Çözümü için neler yapılabilir? Öncelikle bir durum tespiti yaparak konuyu irdeleyelim. Türkiye’de gerek gerçek kişilerin ve gerekse tüzel kişilerin ihtiyacı olan mal veya hizmetlerin istenilen kalite ve fiyatta yeterince üretilemediği inkar edilemez bir gerçektir. Basit bir örnek vermek gerekir ise enerji ihtiyacımızın sadece % 8’i yerli kaynaklardan elde edilmektedir. Aynı şekilde en önemli ihraç kalemlerinden olan tekstilin girdileri büyük oranda ithaldir.Tarım sektöründe de durum farklı değildir. Böyle bir ortamda dış ticaret açığı verilmesi kaçınılmazdır. Çözüm ihtiyacımız olan mal ve hizmetlerin ülkemizde üretilmesinden geçmektedir.

Verilen dış ticaret açığı ; turizm, yurt dışı müteahhitlik hizmetleri, doğrudan yatırım gibi yollardan elde edilen dövizlerle kapatılamaz ise “cari açığa” dönüşür. Cari açık ülkenin döviz ihtiyacı demektir. Döviz ihtiyacının giderilmesi yüksek faizli dış borçlanmayı getirir. Ülkede ekonomik sorunlar böylece başlar. Öyle ise öncelikle dış ticaret açığı verilmemelidir. Yerli ve yabancı yatırımcıların ihtiyacımız olan mal ve hizmetleri ülkemizde üretmeleri için gerekli olan tüm tedbirler alınmalıdır. Bütün yapılanlara rağmen dış ticaret açığı kaçınılmaz ise turizm, yurt dışı müteahhitlik hizmetleri ve doğrudan yatırımlarla gerekli olan döviz elde edilmelidir. Aksi takdirde döviz kurlarını, faizleri ve enflasyonu kontrol etmek olanaksız hale gelir. Ülkenin refahı ciddi şekilde düşer ki böyle bir tabloyu hiç kimse istemez.

Saygılarımla,