TÜRK MİLLETİ'Nİ YANLIŞ ANLAMAYIN

Ülkemizde ciddi bir yanlış anlama olduğunu düşünüyorum. Nedir o? Türk Milleti'nin değerlendirilmesi yanlışlığı yapılıyor. Nasıl biliyor musunuz? Milletleri millet yapan bir takım özellikler vardır. Bu özelliklerden belki de en önemlisi tarihselliktir. Yani, bir topluluğa millet diyebilmek için o topluluğun elle tutulur ve genel kabul gören bir tarihinin olması gerektir. Topluluk bireylerinin ortak bir tarihsel bağının olması gerektir. Böyle olursa o topluluğun bireyleri kendisini bir aidiyet duygusu içerisinde görür. Günümüz dünyasında bu açıdan baktığımızda tarihi en eski milletlerin başında elbette Türk Milleti gelir. Hatta son bulgulara göre şunu söylemek mümkün duruma gelmiştir ki; dünyanın en eski Milleti, Türk Milleti ve en eski dili de Türkçe'dir. Durum böyle olunca bu özelliğe sahip bir Milleti sınırsız bir yönlendirmeye tabii kılamazsınız. Gerek dış güçler ve gerekse onların yerli işbirlikçileri ne yaparsa yapsın, ne kadar uğraşırsa uğraşsın, hangi güçleri kullanırsa kullansın tarihi güçlü bir millet, mutlaka sonunda direnç gösterir. Bu nedenle diyorum ki; Türk Milleti'ni yanlış değerlendiriyorlar. Olağanüstü bir tarihe sahip olan Türk Milleti'nin kolayca istenen yöne çekilebileceğini düşünmek gaflettir ve delalettir. Türk Milleti'ni emperyal güçlerin istediği yöne çekmek için içeride görevli olanların yaptığı da açık bir ihanettir. Gaflet ve dalalet yapan emperyal güçler yenilip sindirilebilir ve bir kenara atılabilir, ama ihanet eden işbirlikçiler ne unutulur, ne de bir kenara bırakılır. Bu konuda en iyi örnek Milli Mücadele dönemidir. Osmanlı Devletimizin son iki yüz yılına bakarak Anadolu Türklüğü'nün bittiğini, en azından çöktüğünü düşünen ve ona göre planlar yapıp uygulayan emperyal güçler gaflet ve dalaletlerinin bedelini ağır ödemişlerdir. Bu güçlerle işbirliği yapan yerli güçler de ihanetlerinin bedelini çok ağır ödemişlerdir. Bu nasıl olmuştur? Anlatmaya çalıştığımız, bu sorunun cevabıdır. Türk Milleti'nin büyük bir tarihe sahip olduğunu, bu tarihin milletin fertlerini oturtamayacağını düşünememişletdir. Büyük Şair Mehmet Akif ERSOY, İstiklâl Marşı'nda ne diyor: Hangi çılgın bana zincir vuracakmış şaşarım. Böyle bir özgüveni nereden buluyor? Türk Milleti'nin büyük tarihinden elbette. Büyük Başbuğ Mustafa Kemal ATATÜRK, geldikleri gibi giderler derken bu özgüveni nereden alıyordu? Elbette Türk Milleti'nin büyük tarihinden. Biz coğrafi konumumuz gereği Anadolu, yani Batı Türklüğünü konu ettik. Aynı gerçekler, Stalin gibi zalimler tarafından Türklükleri yok edildiği zannedilen Türkistan Türkleri için de geçerli değil midir? Hani onlar Türklüğünü unutmuş idi, ne oldu? Peki bunları ne için anlatıyorum? Bugün Türk Milleti olarak yeni bir tezgâh ile karşı karşıyayız. Anadolu Türklüğü gaflet, dalalet ve ihanet ile içeriden ve dışarıdan kuşatılmış bulunmaktadır. Ancak bu kuşatmayı Türk Milleti mutlaka kıracaktır. Çünkü bu kadar büyük bir tarihe sahip Türk Milleti, asla yenilemez, teslim olamaz, razı olamaz ve direncini kaybedemez. Çünkü, tarihte daima son sözü Türk Milleti söyler ve söylemiştir. Bu son sözü söyleme zamanını da iç ve dış düşmanın gücü belirler.