“Tüm yollar Meslek Birliği Yasası'na çıkıyor”

Gazeteciliğin içinden geçtiği zorlu dönemi anlamak için uzun analizlere gerek yok, sahaya bakmak yeterli. Güven erozyonu, ekonomik darboğaz, denetimsizlik ve dijital kaos… say sayabildiğin kadar. Tüm bu başlıkların birleştiği noktada ise tek bir çözüm önerisi giderek daha yüksek sesle dillendiriliyor, o da Meslek Birliği Yasası.

Geçtiğimiz günlerde Ankara’da düzenlenen Küresel Gazeteciler Konseyi (KGK) İl Temsilcileri Toplantısı, bu açıdan sadece rutin bir buluşma değil, mesleğin geleceğine dair güçlü bir irade beyanıydı. Toplantının merkezinde ise Genel Başkan Mehmet Ali Dim’in yıllardır ısrarla dile getirdiği basın meslek birliği fikri, artık bir temenninin ötesine geçerek somut bir hedef haline gelmiş durumda.

Bugün gazetecilik, tarihinin belki de en büyük kimlik krizlerinden birini yaşıyor. Sosyal medya sayesinde herkesin içerik üreticisi olduğu bir çağda, gazeteci kimdir? sorusu giderek bulanıklaşıyor. İşte tam da bu noktada Dim’in altını çizdiği gerçek, tartışmanın özünü oluşturuyor. Her paylaşım gazetecilik değildir. Bu basit ama kritik ayrım yapılmadığı sürece, mesleğin itibarı her geçen gün biraz daha aşınıyor. Meslek Birliği Yasası tam da bu karmaşayı giderecek bir çerçeve sunabilir. Nasıl ki avukatların barosu, doktorların tabip odası varsa, gazetecilerin de mesleki standartlarını belirleyen, denetleyen ve koruyan bir yapıya ihtiyacı olduğu açık. Aksi halde, aynı işi yaptığını iddia eden ama hiçbir etik ilkeye bağlı olmayan kişi ve yapılarla gerçek gazeteciler arasındaki büyük fark giderek siliniyor.

Toplantıda söz alan il temsilcilerinin aktardıkları ise tablonun ne kadar dağınık ve karanlık olduğunu gözler önüne serdi. Ya da ben öyle gözlemledim. Birçok ilde onlarca gazete ve yüzlerce internet sitesi faaliyet gösterirken, diğer yanda kayıt dışılık ve denetimsizlik had safhada. Resmi ilan dağıtımındaki sistemden kaynaklı adaletsizlikler, ekonomik darboğazı daha da derinleştiriyor bu sebeple de yerel medya, ayakta kalma mücadelesi verirken kaliteyi korumakta zorlanıyor.

Ancak tüm bu sorunların çözümünün ortak bir paydada birleşmesi önemli. Toplantıda konuya dair temsilcilerin çözüm iradesi net. Denizli’den Tunceli’ye, Tekirdağ’dan Aksaray’a kadar farklı şehirlerden gelen temsilcilerin aynı noktada buluşması tesadüf değil. Herkes, mesleğin yeniden ayağa kalkabilmesi için kurumsal bir yapıya ihtiyaç olduğu konusunda hemfikir.

KGK Genel Başkanı Mehmet Ali Dim’in ‘Tüm yollar Meslek Birliği Yasası’na çıkıyor’ sözleri bu nedenle sıradan bir tespit değil, aynı zamanda bir yol haritası niteliği taşıyor. Bu ifade, mesleğin içinden gelen bir çağrının özetidir. Çünkü gazetecilik, sadece haber üretmek değil, kamuoyunun doğru bilgiye ulaşmasını sağlamak gibi hayati bir sorumluluğu da taşır.

Elbette bir yasa tek başına mucize yaratmaz. Ancak doğru bir çerçeve, etik ilkelerin güçlendirilmesi, mesleğe giriş kriterlerinin netleşmesi ve denetim mekanizmalarının kurulması açısından kritik bir başlangıç olabilir. Bu da zamanla hem mesleğin itibarını hem de kamuoyunun güvenini yeniden inşa edebilir.

Bugün gelinen noktada görünen o ki, gazetecilik mesleğinin yeniden ayağa kalkması için artık KGK Genel Başkanı Mehmet Ali Dim’in önerisi dışında başka bir yol kalmadı.