TÜKETİCİ GÜVEN ENDEKSİ

Batılılar yine rahat durmadı, başımıza yeni bir icat çıkardı. Oysa bizim atalarımız çocuklarımıza “başımıza icat çıkarma” diye boşuna dememişlerdi. Çıkardıkları yeni icadın adı Tüketici Güven Endeksidir. Nedir bu tüketici güven endeksi? Ne işe yarar? Ülkemizdeki tüketici güven endeksi son yıllarda nasıl seyir izlemektedir? Bu günkü yazımı bu konuya ayırmak istedim. Umarım okumaya değer bir konu seçmişimdir.

Her şeyden önce isminden hareket edersek, tüketicilerin güvenini ölçtüğü söylenebilir. Söz konusu endeks; kişilerin mali durumlarını, genel ekonomiye ilişkin değerlendirmelerini, daha da önemlisi gelecek dönem beklentilerini, yakın gelecekte vatandaşların harcama ve tasarruf eğilimlerini belirleyen bir çalışmadır. Gelişmiş ülkelerin tamamında son derece önemsenen, ekonomi ile ilgili kararların alınmasında dikkate alınan bilgi setidir. Sıfır ila iki yüz arasında değere sahiptir, endeksin yüzün üzerinde olması, o ülkenin ekonomisinin iyi olduğuna işaret eder. Yüzün altındaki değerler, ekonomide sıkıntıların olduğunun göstergesidir.

Türkiye’de tüketici güven endeksi Türkiye İstatistik Kurumu ve T.C. Merkez Bankası tarafından aylık olarak hesaplanarak, her ayın son haftasında açıklanır. Anılan endeks; Kişilerin mevcut gelir durumunu, gelecek dönemde gelirleriyle ilgili beklentilerini, ülkenin genel ekonomik durumuyla ilgili algısını, işsizlik, tüketim, araç, konut alımını, tamirat-tadilat ve dayanıklı tüketim mallarına dönük harcamalarını, tasarruf yapabilme imkanını, tüketici fiyatlarındaki değişim beklentisini, belirlenmeye çalışılmaktadır. Kısaca, ülkenin genel durumunun röntgenini çekmektedir.

Dış ve iç yatırımcıların, yatırım kararlarında oldukça etkili olan tüketici güven endeksinin, ülkemizdeki son yıllardaki seyri incelendiğinde, 2018, 2019,2020 ve 2021 yıllarının hiçbir döneminde yüzün üzerine çıkmadığı görülmektedir. 76-97 arasında dalgalanan endeks, sözü edilen yıllarda alınan ekonomiyle ilgili karar ve işlemlerin yanlışlıklar içerdiğini bizlere söylemektedir. Yine, tüketicilerimizin gelecek dönemde ekonomimizin iyiye gitmeyeceğini düşündükleri anlaşılmaktadır.

Ülkemizin ekonomik durumunun gelecekte iyiye gitmeyeceğini düşünen tüketiciler, üreticiler, iç ve dış yatırımcıların ilk refleksi beklemeye geçmek şeklinde olmaktadır. Oysa ülkemizin, gelişmiş ülkeleri yakalayabilmesi için yüksek oranlı, ileri teknoloji ürünlerini üreten ve ihraç eden bir büyümeye ihtiyacı vardır. Bunun için yatımların kesinlikle duraksamaması gerekmektedir. Türkiye’deki büyümenin özel tüketim ve kamu harcamaları kaynaklı olduğu göz önüne alındığında, istenilen sonucun yakalanması mümkün değildir. Bu şekilde büyümenin cari açığı, iç ve dış borçları ve enflasyonu artırmanın dışında bir işe yaramadığı ortadadır. Bu nedenle, Tüketici Güven Endeksinin 100-200 arasına gelmesini sağlayacak doğru karar ve işlemlerin acilen yapılması gerekmektedir.

Saygılarımla,