Ülkemizin asla bitmeyecek sorunlarından biri de; hiç şüphesiz trafik kazalarıdır..
Ciddi anlamda can ve mal kaybına sebep olan bu trafik kazalarından kimse ders çıkarmıyor.
Sürücü direksiyon başına geçtiği zaman, en iyi şoför kendisidir! Çünkü en iyi arabayı o kullanır, kendine göre sıfır hatası vardır.
İçki mi, en alasını içer.. Geçer direksiyon başına, kullanır arabayı. Kendi canını hiçe sayması bir yana, yanındakini dahi umursadığı yoktur. Uykusuzluk mu breh, breh, breh…
Uykusuzluk nedir yahu, kaç gündür gözünü kırpmadan direksiyon salladığı vardır bu yollarda.
Sonuç; açın gazetelerin 3’ncü sayfalarını bakın ve acı gerçeği bir kez daha görün.
Ama bu haberler her geçen yıl maalesef daha da artıyor.
İsterseniz geçmiş zamana bir bakalım;
2006 yılından alınmış bir açıklama; Resmi açıklamalara göre trafik kazalarında her yıl ortalama 5 bin kişinin öldüğü, 100 binden fazla kişinin yaralandığı kaydedilmektedir. Ancak istatistiklere girmeyenlerle, yaralı olarak kayıtlara geçtiği halde daha sonra ölenleri de buna eklersek, her yıl ortalama 10 bin insanımız trafik kazalarında hayatını kaybetmektedir.
Düşünün, 2006 yılında bu kadar insan hayatını kaybetmiş. Bu rakamlar 2023 yılına kadar daha da artmıştır bence.
Düşünün, bu Kurban Bayramı’nda bile sadece 17 bin 774 trafik kazası meydana gelmiş. Rakamın büyüklüğüne bakar mısınız? Bu satırları yazarken ölü ve yaralı sayısı kaç diye bakmaya elim varmadı. Yüreğim kaldırmaz! Okurun da neşesini kaçırmak istemedim işin gerçeği.
Peki, bu kazalara neden olan şeyler neler?
Konunun uzmanlarına göre;
Trafik kurallarına uymama birinci sırada.
Aşırı hız, yanlış sollama, kırmızı ışık ihlali, dikkatsizlik, araç sürerken cep telefonuyla sohbet, alkol, yorgunluk kazaların nedenleri arasında sayılıyor.
Açık ve net uyarı işaretleriyle anımsatma eksikliği de, kazaya yol açan çok sayıda ciddi ihmaller arasında sayılıyor.
Her adım başı trafikle ilgili büyük sloganlar var. Ya yeteri kadar verimli olmuyor ya da insanların işlerine gelmiyor. Anasınıfında bile anlatılıyor. Ama neden maganda olmayı şeçiyoruz?
Bir insanın hayatı bu kadar mı değersiz?