İnanın, bu konu için bir köşe yazımı daha kullanmaktan çok hoşnut değilim. Hangi konu diyeceksiniz. Terörsüz Türkiye oyunu konusu. Teröristle ve terörist başı ile müzakere süreci başladığından beri çok sayıda köşe yazımı bu konuya ayırdım. Sadece ben değil elbette. Ama maalesef sürekli bir oyun, sürekli bir toplumu aldatma, sürekli bir terörist güzelleme, sürekli bir pazarlık falan filan hiç eksik olmadı. Yani bizler ne yazarsak yazalım, Türk Milleti çok büyük oranda ne söylerse söylesin, bu teröristle ve terörist başı ile hoş sohbet havası hiç değişmedi. Peki neden? Çünkü
1- Emir demiri keser
2- Nasıl olsa küçük çıkar hesapları olup, süreci alkışlayan bir kesim hep var ve olmaya da devam edecek.
Aslında fikri anlamda, tarihsel olarak, ekonomik şartlarla ilgili, dışişleri ile ilgili yazılması gereken o kadar çok konu var ki... Ama biz yine bitmiş bir terörist grubu, bitmiş bir terörist başını güzellemekten başımızı kaldıramıyoruz. Çok ilginç değil mi? Peki neden böyle oluyor dersiniz? Lütfen onu da siz bulun. Şimdi bu pazarlıksız ve kesin teslimiyetten hangi aşamaya geçtik. 12 maddelik bir Kanun tasarısının TBMM'ye sunulmasına(!) geldik. 1. Madde nasıl başlıyor. pkk/kck terör örgütü diye başlıyor. O ne demek ya! Yani biz bir terör örgütünün affı için Kanun çıkarıyoruz değil mi? Öyleyse, neden teröriste terörist ve terörist başına da terörist başı katil diyemiyoruz acaba? Çok ilginç değil mi? Kanun'un dediğini insanımız diyemeyecek. Neden? Sayın ne ya? Bal gibi terörist ve katil terörist başı. Neyse, bu işin bir tarafı. Son maddelerden birinde bu af işlemleri ile uğraşanlar gelecek bir dönemde de suçlanmayacaklarmış gibi bir konu var. Bu da çok ilginç değil mi? Bu ne demek? Neden kendinize güveniniz yok? Madem çok güzel bir iş yapıyorsunuz, gelecekten ne korkunuz var ki? Kim kimle küs, kim kimle barışacak biz şu anda bunu anlamıyoruz ama belki ileride sayenizde anlarız. Bu yüzden bu yaptığınız işten bu kadar çekinmeniz için bir neden yok ki. Bu teröriste Af Kanunu'nu hazırlayanlar ve uygulayanlar, geleceklerini garanti altına alma derdine düşmeleri için bir neden olmamalı değil mi aslında. Çok ilginç.
Bakın, Türk Milleti, çok büyük oranda bu süreçten rahatsız. Bu gerçeği herkes görmeli. Böylesine büyük bir tarihe sahip Türk Milleti'nin öyle küçük ayak oyunları ile kalıcı bir biçimde kandırılması mümkün değildir. Bunun en iyi örneği, Milli Mücadele'dir. Kanun çıkarılabilir, hatta Anayasa da değiştirilebilir. Ama Türk Milleti'nin tarihsel varlığı bu değişikliklerle mi devam eder zannediyorsunuz? Elbette değil. Tarih ve özellikle yakın tarih, böyle olmadığını bize açıkça söylemektedir. Bu nedenle tarihimizi çok iyi bilmeli ve anlamalıyız.