T.C. MERKEZ BANKASI BAŞKANININ MESAJLARI -1

T.C. Merkez Bankası’nın yeni başkanı Sayın Hafize Gaye ERKAN, birkaç gün önce Enflasyon Görünüm Raporunu açıkladı. Sayın Erkan’ın söyleyecekleri hayli önem kazanmıştı. Zira, iki ay öncesine kadar ülkemizi şaha kaldıran “ekonomi politikası” terk edilmiş, yerine tam tersi uygulamaların başladığı bir döneme girilmişti.

T.C. Merkez Bankası’nın yeni başkanı Sayın Hafize Gaye ERKAN, birkaç gün önce Enflasyon Görünüm Raporunu açıkladı. Sayın Erkan’ın söyleyecekleri hayli önem kazanmıştı. Zira, iki ay öncesine kadar ülkemizi şaha kaldıran “ekonomi politikası” terk edilmiş, yerine tam tersi uygulamaların başladığı bir döneme girilmişti. Girilen yeni dönemin ilk ipuçları vergi ve zamlarla kendini gösterse de hala belirsizliğini koruyan konular vardı. Bu sunumda, uygulanmaya çalışılacak olan yeni “ekonomi politikası”, olabildiği kadar ortaya konularak belirsizlikler giderilmeye çalışıldı.

Yapılan sunumda hangi mesajların verildiğine, verilen mesajların ülke gerçekleriyle ne kadar örtüştüğüne, yapılması düşünülenlerin yapılabilirliğine gelecek olursak… İlk verilen mesaj T.C. Merkez Bankası’nın “bağımsız” olduğu, Başkanın “siyasi” değerlendirme yapmayacağı hususuydu. Bu konunun, Bankanın “güvenilirliği” açısından hayati derecede önem taşıdığı tartışmasız bir gerçektir. Gerçek böyle olmakla birlikte, “bitaraf olan, bertaraf olur” diyen bir iktidar devrinde, bunun yapılabilir olduğu pek söylenemez. Umarım gerçek olur. Çünkü yerli ve yabancı yatırımcıların bu hususa çok dikkat ettikleri, yeni yatırım kararlarını, hatta ülkede kalıp kalmamaya, buna göre karar verdikleri bilinmektedir. Şayet söylenen hayata geçirilebilir ise uygulanacak programın başarı şansı olacaktır.

Sunumdaki ikinci mesaj, ekonomi ile ilgili başta enflasyon olmak üzere temel parametrelerin gerçekçi olarak belirleneceğiydi. Geçmiş dönemlerde “alay konusu” olacak kadar gerçek hayattan kopmuş “hedefler”, Bankanın inanılırlığını oldukça azaltmıştı. Enflasyonun, bu yılın sonunda % 58’e yükseleceği, 2024 yılında % 33’e, 2025 yılında ise % 15’e indirilmesinin hedeflendiği söylendi. Enflasyonun kısa sürede düşürülemeyeceği, 2025 yılına kadar ülkemiz ekonomisinin en önemli sorunu olacağı vurgulandı.

 İlk bakışta gerçekçi hedeflerin belirleneceğinin söylenmesi yüreğimize su serpti. Ancak, hedeflenen oranların gerçekçi olmaması, yeşeren umutları kısa sürede söndürdü. İçinde bulunduğumuz zaman diliminde, yaşanan yüksek enflasyona rağmen, zam sağanağı sonrası, yılsonu enflasyonunun % 58 olmasını beklemeleri, takip eden yıllarda da enflasyonda keskin düşüşler hedeflemeleri söylemlerini çürüttü.

Her şeyden önce, bu hedeflerin gerçekleşmesi için “politika faizinin” hedeflenen enflasyon oranının % 3-5 puan üzerine çıkarılması gerekir. Yani, bu yılsonunda faizin % 61-63, 2024 yılında % 36-38 ve 2025 yılında % 18-20 olarak belirlenmesi, iktisat ilminin temel gereğidir.  Uzun süre faiz neden, enflasyon sonuç, nas var, faizler nasıl yükseltilir diye seçmen kitlesini yönlendiren iktidarın, buna izin vermesinin pek olası olmadığı kısa sürede görülecektir.

Verilen diğer mesajların bir sonraki yazımda değerlendirmesini yapmak üzere hepinize sağlıklı, huzurlu ve mutlu günler diliyorum.

Saygılarımla,