TARIM ÜLKESİNDE ÇİFTÇİ SORULARI

Cumhurbaşkanlığı seçimleri sürecindetarımla ilgili gelişmeleri, gündeme getirmiş bazı noktalara değinmiştik. Son günlerde soğan ve patates gibi, halkın temel gıdalarından olan ürünlerdeki fiyat artışları malum. Sürekli zam, sürekli fiyat artışı, ister istemez vatandaşı bezdirdi. Kim ya da kimler buna meydan veriyor? Devlet vatandaşını korumak zorunda.

Daha düne kadar maliyeti kurtarmıyor diye tarlada bırakılan soğan, patates, nasıl oluyor da birden 5-7 arası bir fiyata ulaşabiliyor.? Tarla da 50 kuruşa alıcı bulamayan bu ürünlerin birden bire astronomik satış rakamlarına ulaşması, sizce de garip değil mi?

Stokçular mı yapıyor? Spekülatörler mi? Diğer fırsatçılar mı? Muhakkak olan bir şey varsa o da şudur: Devlet her halûkârda bu durumu ortaya çıkarmalı ve vatandaşı bu tip haksız zamlardan korumalıdır.

Bu yazımızda, özellikle gıda egemenliği ve güvenilirliği gibi konuların üzerinde duracağız. Tarım Bakanlığı nezdinde ‘Tüketici Sorularını’ şu şekilde sıralayabiliriz:

*Kaliteli ve ucuz ekmek üretimi için, nasıl bir uygulama yapılacak?

*Ekmek fabrikaları ne ölçüde denetleniyor? Söz gelişi, özellikle günün erken saatlerinde üretilen ekmeklerde gramaj denetimi var mı?

*Çarşıdan aldığımız şekerlemelerde mısırdan(NBŞ)elde edilmiş tatlandırıcılar kullanılıyor. Bundan haberiniz var mı?

*Eskiden çarşıdan aldığımız şekerlemelerde, reçellerde, helvalarda şeker pancarından elde edilen şeker kullanılırdı. Son yıllarda insan sağlığı için tehlikeli olarak kabul edilen genetik yapısı değiştirilmiş mısırdan elde edilmiş tatlandırıcılar kullanılmaya başlandı. Bunun arkasında kimi Amerikan Firmaları var deniliyor. Bu hususta nasıl bir yöntem uygalanacak?

*Su konusunda politika nasıl olacak?

*Kaliteli suya erişim sorun oldu. Suların özelleştirilmesi ve ticarileşmesi gündemde. Su politikası konusunda neler var?

*Suyun kirlenmesi konusunda nasıl bir tavır alınacak?

*Su havzalarını korumak için, altın ve diğer madencilik işletmelerine karşı tavır ne olacak? Arıtma tesislerinin denetimi ne ölçüde duyarlılıkla yapılacak? Havzaları, yerleşime açılacak mı?

*Tarımsal ilaç kalıntılarına karşı tüketiciler, ne ölçüde korunacak?

*Pazar ve tüketim merkezlerinde satışa çıkan sebze ve meyvelerde ilaç kalıntısı yönünden bir denetim var mı?

*Başka ülkelerin geri çevirdiği gıda ürünleri, iç pazarda tüketiliyor mu? Bu hususta neler yapılacak?

*Üreticilerden çok ucuza kapatılan gıda ürünlerini biz neden pahalıya alıyoruz?

*Tarımsal amaçlı kooperatiflerin, ürünlerini pazarlaması için herhangi bir uygulama yapılacak mıdır?

*Kimi ülkelerde tarımsal amaçlı kooperatiflere yerel yönetimler ürettikleri ürünleri pazarlaması için olanaklar sağlıyor. Böylelikle aracılar devreden çıkıyor. Katma değer üreticide kalıyor, tüketici de daha ucuza mal ediniyor. Tarımsal amaçlı kooperatiflere bu olanaklar sağlanacak mı?

*Amerika Birleşik Devletleri,Avrupa Birliği ülkeleri, Arjantin, kısaca her ülkeden sığır ve karkas et ithal Ediliyor. Bunlarda deli inek hastalığı olduğu söyleniyor. Şimdiye dek bunlar

la duyumlar alındı mı?

*Bu ithalattan kimler çıkar sağlıyor? Bu konuda bilginiz var mı?

*Türkiye gıda ürünleri ithalatçısı bir ülke oldu.Türkiye neden bu duruma geldi?

*Pazarlarda çok sayıda ithal gıda ürünü görüyoruz. Yem hammaddesi ithal etmezsek, hayvanlarımız beslenemez duruma geldi. Saman bile ithal edildi. Bu durumun nedenlerini açıklayabilir misiniz?

*Gıda ürünlerindeki KDV konusunda düşünceler nelerdir?

*Son dönemlerde köylerden kentlere göç neden hızlandı?

*Köylüler çiftçiliği neden bıraktılar? Tarım politikalarında bunu önleyecek önlemler var mı?

Değerli okurlarım; bu ve benzeri soruları daha da çoğaltmak mümkün. Ancak, bizim amacımız çok soru yerine, işin özünü ifade eden sorularla tarım alanındaki gelişmelere ışık tutmak…Her türlü gelişme ve sanayileşmeye rağmen ülkemiz, bir tarım ülkesidir.

Düşünün… Çok değil, daha 25-30 yıl öncesine kadar, dünyada kendi kendini besleyen bir ülke olmakla övünürken ve her türlü tarım ürününü, yeterince üretirken, ne oldu da bu noktalara kadar geldik? Rahmetli Özal, kendi kendine yeten bir ülke olmamızı sık sık gündeme getirir ve bununla da öğünürdü…

O günlerden bu günlere geldik…Peki ama neden? Toprağımız verimli. Ovalarımız, tarlalarımız, akarsu ve yer altı, yer üstü su kaynaklarımız yeterli. İş gücümüz yeterli. Tarım makinaları, ekipman teçhizat yeterli… Yeterli olmayan ne? Niçin samandan ete, nohuttan pirince her şeyi ithal eder duruma geldik?

Bu sorunun cevabını, rasyonel bir şeklide vermeli ve buna göre çözümler üretmeliyiz.

SON SÖZ: ‘’ YAŞAMAK İÇİN, YEMEK İÇMEK GEREKİR.’’