Tarihin gördüğü en zalim hükümdar-1

Parçalara ayrılan vücutlar!

İnşaat harçlarının içine konan cesetler!

Diri diri gömülen milyonlarca insan!

Olağanüstü bir güç, olağanüstü bir kudret…

Bu, tarihin gördüğü en kudretli ve en acımasız hükümdarlardan birinin, ilk Çin İmparatoru Qin Shi Huang’ın hikâyesi.

***

Ölümsüzlük tutkusuna sahip Qin Shi’nin mezarı yapıldığı zaman, en büyük Mısır Piramidinden 4 kat daha büyük inşa edilmişti ve içerisini hayal bile edemezsiniz.

Mezar bir saray şeklinde yapılmış ve tavanı ise yıldızlarla kaplanmıştı. İçeride cıvadan akan nehirler hem okyanusları temsil ediyor, hem de tavandaki yıldızların yansımasını sağlayarak görsel bir şölen ortaya çıkarıyordu. Farklı odalarında ise zehir içerek ölmeye zorlanmış onlarca cariyesinin kıyafeti ve özel eşyalarıyla beraber kemikleri ortaya çıkarıldı.

Ancak mezarı bu kadar ünlü yapan ise bunların hiç biri değil.. Arkeologlar kazı çalışmalarına devam ederken, hiç beklemedikleri bir oda keşfetti. Kazdıkları bu odanın mezar kompleksinin en büyük bölümü olduğunu gördüler ve akıllara sığmayan bir manzarayla karşılaştılar. 8 binden fazla pişmiş topraktan yapılan askerler, İmparator Qin Shi’nin ölümünden sonra, onun hükümdarlığını devam ettirmek için kusursuz bir düzende öylece bekliyordu. ‘Terakota Ordusu’ adı verilen bu askerlerin boyları ve yüzleri her biri birbirinden farklı olacak şekilde tasarlanmıştı.

Kazmaya devam eden arkeologlar, başka odalarda başka heykellerle karşılaştılar. Şoförleri ve koşul takımlarıyla yapılmış at arabaları, vezirler, hizmetkârlar hatta sonsuz uykusunda Qin Shi’yi eğlendirecek olan müzisyen ve soytarılar bile çıkarıldı. Her biri yine kilden yapılmış müzik aletleri, atlar, silahlar, zırhlar, eşyalar vardı. Henüz 8 bin kadarı ortaya çıkarıldı ve sergileniyor, ancak çok daha fazlasının toprak altında olduğu düşünülüyor. Dünya tarihinin en büyük mezar kompleksi olarak kabul edilen bu yapının inşasında 700 bin asker, 500 binden fazla da sivil çalıştırılmıştı.

***

Ancak İmparatorun mezarında öyle bir sır var ki, insan ruhunun bunu kaldırabilmesi hiç kolay değil. Mezar sadece inşa malzemeleriyle yapılmamıştı. Zorla çalıştırılan yüz binlerce Çinli, ağır şartlar ve açlık nedeniyle yorgun düşüp ölmüş, ölenler ise harca karıştırılarak mezar inşaatının bir parçası olarak kullanılmıştı. Sadece çok şanslı olanlar toplu mezarlara gömülmüştü.

Korkunç derecede ezici bir güç…

Peki, Qin Shi’nin sadece mezarı böyleyse, sizce hayatı nasıldır?

İkinci bölümde devam edeceğiz...