Tarım ve Orman Bakanlığı, toprağın üst tabakasını tahrip eden ve kontrolsüz yerleşim birimlerine dönüşen bu alanlar için "sıfır tolerans" ilkesini benimsedi. Yeni yönetmelikle birlikte, tarımsal üretimi engelleyen her türlü yapılaşma "hukuksuz" statüsüne alınarak tasfiye edilecek. Bu adım, Türkiye'nin gıda güvenliğini korumak adına tarım topraklarının bölünmesini engellemeye yönelik en kapsamlı hamlelerden biri olarak görülüyor.
BİR AY İÇİNDE YIKILMAYAN YAPILARA DEVLET MÜDAHALESİ
Yeni mevzuatın en dikkat çekici maddelerinden biri, yıkım kararlarının uygulanma hızı oldu. İzinsiz yapı inşa eden mülk sahiplerine, yapılarını yasal sınırlara çekmeleri veya tamamen kaldırmaları için 30 günlük bir süre tanınacak. Bu süre zarfında herhangi bir aksiyon alınmaması durumunda, ilgili kurumlar aracılığıyla yıkım işlemleri gerçekleştirilecek ve masraflar mülk sahibinden tahsil edilecek. Özellikle bungalov ve prefabrik yapılarla ticari kazanç sağlamaya çalışan işletmelerin, bu denetimlerden kaçma şansının kalmadığı belirtiliyor.
KONUT İZNİNDE "TEK EV" VE "AİLE" SINIRI
Tarım arazilerine yönelik getirilen kısıtlamalar, mülkiyet hakkının kullanımını tarımsal gerekliliklerle sınırlandırıyor. Bir parselde yapılacak evin taban oturumu 30 metrekareyi geçemeyecek şekilde planlanırken, sadece ihtiyaca yönelik iki katlı yapılara belirli şartlar altında onay verilebilecek. Ancak burada en kritik kural, bir ailenin aynı lokasyonda ikinci bir yapı ruhsatı alamayacak olması. Bu düzenleme ile tarım arazilerinin parsel parsel bölünerek gayriresmi mahallelere dönüşmesinin önüne set çekilmesi hedefleniyor. Tapu kayıtlarına düşülecek "amacı dışı kullanım" notu ise, gelecekte bu arazilerin değer kaybı yaşamasına ve hukuki engellere takılmasına neden olacak.