SUSTURUN ŞU SOYTARILARI

Bu güzel ülkede din üzerinden prim yapan, yapmaya çabalayan "zır cahiller" var.

Sayıları da az değil.

Açıkça söylüyorum, bu dinsizleri dinleyen dinden çıkar..

Vallahi de çıkar, billahi de çıkar..

Aklın, mantığın almayacağı, algılayamayacağı konularda ahkâm kesen bu soytarı kılıklılar, insanı "klinik vaka" etmezse şerefsizim.

Örnek mi istersiniz?

Din tüccarı olduğu duruşu, bakışı, süzüşü ve anlayışından belli olan.. O an sanki oradaymış gibi konuşan, yorum yapan kepazenin biri bakın ne diyor...

Noktasına - virgülüne dokunmadan yayınlıyorum;

-Hazreti Ömer efendimiz, kalabalık bir ortamda nefeslenirken deprem olur.. Elindeki sopasını hiddetle yere vurur, depreme DUR der, deprem de ZINK diye durur."

Kendini "adam belleyen" bu soytarı hızını alamamış olmalı ki, ikinci yalanı patlatır ve şöyle devam eder;

-Hazreti Ömer efendimizin sırtına güneş vurmaktadır.. Döner güneşe ters ters bakar.. Güneş anlamazlıktan gelmektedir.. Cebrail'i çağırır.. O'na;

-Git güneşe söyle.. Böyle devam ederse, bundan sonra hiç doğamayacak."

Dini dinletilerinden büyük feyz aldığım merhum Yaşar Nuri Öztürk, Hakkın rahmetine kavuşmamış olsaydı, bu yobaza ve onun gibi düşünenlere öyle bir ÇÜŞŞŞŞŞ çekerdi ki.. O ses aburjinler kabilesinde marş diye o-ku-tu-lur-du.

**

Elleri öpülesi, başa konası din âlimlerimizi tenzih ederek, şu sarih gerçeği dillendirmek isterim;

-Bu güzel ülkede adına Diyanet denen kurum da böylesine müptezeller VAR oldukça, "leylim ley" türküsünü "neylim ley" olarak söyler dururuz.

Zaman kaybedilmeden, bu "akılları kendilerine yetmezlere" DUR denmeli, had bildirilmeli ve hatta afişe edilmelidir..

Bunu yapacak olan, rahmetli dedemin bastonu olamayacağına göre;

-İş te, işlem de ASA'sı "kavi olanlara" düşer değil mi?