SURİYELİ GERÇEĞİ

5 Ocak Gazetesi’nin geleneksel hale getirdiği ‘Sabah Kahvaltılı Toplantısı’nın bu haftaki konuğu yaklaşık 3 ay önce Adana’ya Kırşehir’den atanan Başsavcı Bilal Gümüş oldu. İmtiyaz Sahibi Savaş Çokduygulu’nun moderatörlüğünde, haber merkezi ve dev yazar kadrosuyla gerçekleşen 5 Ocak Gazetesi ‘Sabah Kahvaltılı Toplantısı’ çok samimi ortamda ve karşılıklı sohbet diyaloğu içinde geçti.

Adana Başsavcısı Sayın Bilal Gümüş’e sorulması gereken tüm soruları sorduk ve gerekli cevapları içtenlikle aldık. Adana’nın mevcut adliye binasından yeni adliye binasına, Adana’nın suç oranından aile içi şiddetine kadar, uyuşturucu kullanımı ve ticaretinden FETÖ suç örgütüne kadar, Adana’nın cezaevinden hırsızlık suçlarına kadar, Suriyelilerin karışmış olduğu adli vakalardan davaların uzama süresine kadar hemen, hemen Adana ile ilgili bütün adli vakalara değindik.

Başsavcı Bilal Gümüş’ün en dikkat çeken konuşmalarından biri de, ‘Adana, merkez nüfusla hala dördüncü büyük şehri, il genelinde altıncı ama 2 milyon nüfuslu bir şehir burası. Gelen evrak sayısı olarak ben başladığımda adliyeye gelen evrak sayısı 186’dı, bu sabah baktım yılbaşından itibaren 203 evrak sayısı var. 2 milyonluk bir şehirde 203 evrak gerçekten çok az. Bunun içinde trafik kazası da var, iş kazası da var, hakareti de var tehdidi de var, hırsızlığı da var. 2 milyonlu bir nüfusta 203 evrak çok az, bunu görmek beni çok şaşırttı açıkçası’ demesiydi. Bu suç oranları ve savcılığın eline ulaşan evrak sayısının bu kadar az olması gerçekten beni de çok şaşırttı açıkçası.

Ben de Sayın Başsavcımıza, “Adana Türkiye’de en fazla Suriyeli ağırlayan kentlerin başında geliyor. Bu nüfus çoğunluğu suç oranlarına nasıl yansıyor? Suriyeliler Adana’da suç oranını arttırdı mı, mesela uyuşturucu kullanımında bir artış oldu mu?diye sordum.

Başsavcımız Sayın Bilal Gümüş’ün cevabı beni bir kez daha şaşırttı, Gümüş’ün soruma verdiği cevap ise, “Günlük vukuat raporlarından söylüyorum. Suriyelilerin daha çok aile içi şiddet olayları gözümü çarpıyor. Suriyelilerin çok suça bulaştıklarını görmedim. Adana’da 200 olay varsa belki 3-4 tanesi Suriyelilerin karıştığı olaylardır. O da daha aile içi şiddet olayları gözüme çarptı. Şu 3 aylık dönemde hırsızlıklarını görmedim, uyuşturucu da hiç dikkatimi çekmedi açıkçası. Daha çok yaralama tarzı olaylar, kendi aralarında daha çok. Bariz bir şekilde Suriyelilerin karıştığı bir olay dikkatimi çekmedi”.

Başsavcımızın soruma vermiş olduğu cevap beni neden mi şaşırttı? Şöyle ki; Adana, Göç İdaresi verilerine göre 250 binden fazla Suriyeli mülteci ağırlayan bir il. 250 binden fazla nüfusu olan Suriyeli mültecinin, Adana’da suç oranlarına bu kadar az oranda karışmış olması gerçekten beni çok şaşırttı. Açıkçası adli vaka olarak Suriyelilerin daha çok suça karışmış olabileceğini düşünmüştüm.

Toplantının ardından Adana’daki Suriyeli mülteciler hakkında küçük bir araştırma yaptım. Gerek Türkiye genelinde, gerekse il bazında Suriyelilerin nüfus oranları şu şekilde oluşmuş;

Göç İdaresinin verilerine göre Türkiye’deki geçici koruma altındaki kayıtlı Suriyeli sayısı 21 Ekim 2020 tarihi itibarıyla bir önceki aya göre 2 bin 549 kişi artarak toplam 3 milyon 624 bin 517 kişi oldu. Bu kişilerin 1 milyon 694 bin 242’sini (%46,7) 0-18 yaş arası çocuklar oluşturuyor. 0-18 yaş arası çocukların ve kadınların toplam sayısı ise 2 milyon 558 bin 139 kişi. (%70,5)

En çok Suriyeli barındıran şehir 512 bin 578 kişi ile İstanbul olurken, Adana 250 bin Suriyeli barındıran iller arasında ilk beşin içinde. İl nüfusu ile karşılaştırıldığında ise bu oran yüzde 11,1 ile sıralamanın en üst kısmında bulunuyor.

İşte Adana bu kadar Suriyeli mülteciye misafirlik ediyor. Suriyeli mülteciler savaş biter, ülkelerine dönerler mi, dönmezler mi bilemem? Bence en kısa sürede bütün milletlerin kendi topraklarına dönmesi gerektiği bir aşikar…