"SÜLO SENİ ÖPÜYOR" DE.. HÜSO BUNU ÇOK İYİ ANLAR

-Aloooooooooo.. Canıbolad ile mi görüşüyom?

-Buyurun benim.

-Canıbolad gardaşım, benim sana çoğ önemli, çoğ ehemmiyetli söyliyeceğim bir şey var.. Bana bir çara, ya da yol gösterirsen çoğ sevinirim.. Söz veriyom, yapacağın eyeliğin altında galmaz, sana iki sepet alma, bir kilo bal, yarım kilo tereyagı, 33 dene de yufka ekmek getirirem..

-Bi dur, bi soluklan yahu.. Kimsin, nereden arıyorsun? Sana telefonumu kim verdi?

-Tilifonunu can dostun olan Hüsamettin var ya, ondan aldım..

-Karayusuflu Hüso mu?

-Evet evet Garayusuflu Hüso.. "Canıbolad, benim gardaşımdan öte gardaşımdır" dedi.. "Gözü çog garadır, herbirşeyin üzerine gider" dedi.. "Ara onu derdini de" dedi..

-Başka ne dedi?

-Ona Silo deme, sülo de, yoksam çoğ kızar.. Hele Süleyman bey hiç deme tilifonu yözüne gapar, seni gapak yapar" dedi..

-Gardaş be..

-Buyur Canıbolad gardaşım..

-Benim adım Süleyman, soy adım da Canıbolat değil, Canbolat.. Bana adını söylemedin?

-Ah gardaşım ahhhh.. Yaramı deştin.. Benimde sana deyeceğim sıgıntım adımdan, soy adımdan geliyor ya zaten..

-Nasıl yani?

-Anlatayım da dinle Canıbolad gardaşım..

-Babam, anamı Beyazyusuflu köyünden gelin etmiş, ata bindirip, Garayusuflu köyüne getirmiş.. Ben doğmuşum.. Yani evin en böyüğü benim.. Babam, dedeme gıyak olsun deyi, adımı "İbrahim şerefeddinresulşahoğulları" gomuş.. Hatta nüfus müdürü, adımı soyadımı başarıyla yazan memur arkadaşa, "fazla mesai" yazmış.

-Bi dakika, bi dakika.. Senin nüfustaki adın gerçekten bu mu?

-Ben heç yalan gonuşmam.. Adım gerçekten bu Canıbolad gardaşım..

-Soyadın ne peki?

-Soyadım da adımdan geri galmaz.. Soyadım, "Feyruzcankarnabahargil"

Canıbolad gardaşım be..

-Buyur söyle..

-Beni ilkokuldan az daham atıyorlardı biliyon mu?

-Neden miş o?

-Niden olucağ, adım - soyadım yözünden.. Öğretmen, adımı soyadımı okurkene son zil çalıyor, okul gapaniyor.. Hergün böyle.. Öğretmen, benden de gendinden de bıktı, osandı.. Müdüre söylemiş, "Ya O ya ben" demiş.. Müdür de sagolsun bi çara bulmuş..

-Nasıl bir çare bulmuş?

-Adını; İBO, soyadını da FEYZ olarak gısaltalım getsin" demiş.. O gönden bu yana Garayusuflu Köyünde herkes beni "İbofeyz" olarak çağırır..

-O zaman sıkıntı yok be İbo gardaş..

-Olmaz olurmu heç.. Tabiki de var..

-O var da ne var? Anlat bileyim..

-Bankaya gidiyom, memur adımı soy adımı yazana gadar, "mesai saadi bitti, yarın gel" diyor.. Allah seni inandırsın Canıbolad gardaşım, işimi halledene gadar tam 45 gün bankaya gedip geldim..

-Halledebildin mi bari?

-Ettim şökür..

-O zaman sorununda bir "sorun" kalmadı değil mi İbo gardaş?

-Galmaz olurmu heç.. Tabiki de galdı.. O sorun var ya o sorun.. En böyük sorun..

-Merak ettim.. Neymiş o sorun? Anlat hele..

-Her bir şeyimizden vergi alan hökömet var ya..

-Evet var ne olmuş?

-Ahanda o hökömet, adı ilen soyadı çoğ uzun olanlardan da vergi alacakmış.. Eğer alırsa, yandım bittim be Canıbolad gardaşım.. Evimi, atımı, arabamı, 2 dene danamı, 7 dene camuzumu, 43 dene tavuğumu civcivleriyle birlikte satsam, bana verilecek cezayı genede  garşılayamam..

-Sana bunu kim söyledi İbo gardaş?

-Hüso söyledi..

-Hüso'ya selamlarımı söyle, "Sülo seni çok öpüyor" de..

O ne dediğimi çok iyi anlar.