-Şükredin,
-Hamdedin,
-AZ'a kanaat etmesini bilin,
-Kimseyi kıskanmayın,
-Allah'ın verdiklerine sevinin...
Kim diyor bunları?
Fetva verip, güya bize akıl aşıladıklarını sananlar.
İyi de, siz neden eşitlik, adalet, hakkaniyet kıstaslarına uymuyorsunuz?
Yaşamak için kılı kırk yaran, kıçından terler boşalanlar 10-12 bin lira ile geçinme derdine düşmüşken, siz neden çıkıp şunu söylemiyorsunuz;
-Yüce Allahım, onlara boş nasihatler vermekten öte bir işe yaramıyoruz.. El açmak, şükretmek, sabretmek adamların yaşam standardını yükseltmiyor, aksine daha da diplere çekiyor.. Onlar, avuçlarını doldurmaz maaş alırken, bizlerin 42 ila 45 bin lira arasında maaş almamız pek hakkaniyetli olmuyor.. Onlarda alsınlar, onlarda mutlu olsunlar ki, "eşitlik ilkesi" inandırıcı hale dönüşsün.
Bunu yapmayın, bu tavrı göstermeyin, kendinize göre fetvalar vererek, insanların gönlünü almaya çalışın..
Bilesiniz ki, "şükür" konusunda verdiğiniz fetvalarınıza, sağınızda solunuzdaki "tuzu kurular cenahı" ve dört -beş yerden ballı maaşlar alarak, "din-imam" üzerinde ahkam kesenler dışında kimse, ama hiçkimse inanmaz.
Kabul etmez.
Baş eğmez.
Ve.. Onlar, haklı olarak "varmı böyle bir dünya?" sorusunu yedi düvelin duyacağı biçimde en yüksek volimle seslendirir.
Sen, ballı maaşı cebe indir, sonra çık "sabredin, şükredin" hikayeleri anlat.
"Köprüaltı çocukları" romanının yazarı Kemalettin Tuğcu, bu tavrınızı görse, yazar olmayı bırakır, kalemini de sizlere teslim eder.!!
........
Diyanet İşleri Başkanlığı bütçesi, Milli Eğitim Bakanlığı ve birçok bakanlığın bütçesinden daha KALLAVİ..
Hal böyle olunca, elin oğlu DİN'i "en ön saflara" çekiyor, vatandaşın parasını bol keseden harcayarak, milyon dolarlık zırhlı arabaya biniyor, elindeki kılıç ile güya fetva veriyor VAL-LA-Hİ.
........
Nasreddin Hoca'nın "ye kürküm ye" olayını bilmeyenler, bilenlere sorup öğrensin ve bu yazının bugün itibariyle Akşehir'e kadar YOL olduğunu kavrasın.. Kavradığını da "kavruk" şekle getiren güruha aktarsın.???