Su faturası elektrik faturasını geçti

Adana’da son aylarda vatandaşların en çok konuştuğu konu ne trafik, ne sıcak hava, ne de zeytin fiyatları… Şehrin dört bir yanında herkesin ortak derdi su faturaları. Evet, yanlış duymadınız. Artık birçok haneye elektrik faturasından bile yüksek su faturaları geliyor.

Seyhan’dan Yüreğir’e, Çukurova’dan Sarıçam’a kadar hemen her mahallede aynı şikâyet var: “Musluğu az açıyoruz, yine de fatura kabarık geliyor.” Vatandaş, hem suyun metreküp fiyatına hem de ek kalemlere isyan ediyor. Çünkü faturalarda sadece su bedeli değil; atık su, çevre temizlik, bakım gibi kalemler de neredeyse suyun kendisi kadar tutuyor.

Adana gibi sıcak bir şehirde suyun hayatın merkezinde olması doğal. Ancak yazın banyo, temizlik, bahçe sulama derken kullanım arttıkça, fatura da katlanıyor. Bazı vatandaşlar, “Artık bulaşıkları bile kovada yıkıyoruz, ama yine de fatura el yakıyor.” diyerek tepkilerini dile getiriyor.

Sorunun bir kısmı suyun fiyat politikalarından, bir kısmı da altyapı yetersizliklerinden kaynaklanıyor. Kaçak su kullanımı, eski boruların sızıntıları ve sayaçlardaki hatalar da faturaların şişmesine neden olabiliyor. Bazı uzmanlar, belediyelerin su kayıplarını önleyici yatırımlar yapmadıkça bu sorunların devam edeceğini söylüyor.

Adana Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi (ASKİ) ise zaman zaman “kademeli tarife” uygulamasını gerekçe gösteriyor. Yani suyu fazla kullandıkça birim fiyat artıyor. Ancak vatandaşın tepkisi şu: “Temel ihtiyaç olan suyun lüks gibi fiyatlandırılması adil değil.”

Gelir düzeyi düşük aileler için 500-600 liralık bir su faturası ciddi bir yük. Hele ki aynı dönemde doğalgaz, elektrik, market masrafları da artarken… İnsanlar artık suyu harcamaktan değil, açmaktan bile korkar hale geldi. Bu tablo, suyun sadece bir tüketim ürünü değil, insan hakkı olduğunu unutan bir anlayışın sonucu gibi görünüyor.

Yetkililer vatandaşın sesine kulak vermeli. Faturaların şeffaflığı artırılmalı, gereksiz kalemler azaltılmalı. Ayrıca düşük gelirli ailelere su desteği veya kademeli indirim uygulanması, sosyal belediyeciliğin bir gereğidir. ASKİ’nin de sayaç okuma hatalarına karşı denetim mekanizmasını güçlendirmesi gerekiyor. Çünkü birkaç liralık hata bile ay sonunda binlerce haneyi etkiliyor.

Su hayattır, ama hayatın bu kadar pahalıya mal olması doğru değildir. Adanalı vatandaş musluğunu açtığında artık sadece su değil, endişe akıyor. Bu şehirde yaşayan herkesin ortak isteği basit: Temiz, adil fiyatlı, ulaşılabilir su.

Suyu tasarruflu kullanmak vatandaşın görevi, onu adil fiyatla sunmak da yönetenlerin sorumluluğudur.