Sor ki çiftçi halini söylesin

Türkiye’nin en sıcak illerinden biri neresi desek, yediden yetmişe herkes “Adana” der. Adana’da Temmuz Ağustos aylarında sıcaklık rekor kırdı.

Çiftçilerimiz kışın yaşadığı don felaketinden ürünleri dondu, yazın yaşadığı aşırı sıcak felaketinden de yandı.

Çocukların söylediği bir tekerleme var, çok uzun zaman öncesinden düşünülüp tasarlanmış ve sanki bugünler için hazırlanmış...

Okuyunca hemen hatırlayacaksınız.

"Komşu komşu!

Hu!

Oğlun geldi mi?

Geldi.

Ne getirdi?

İncik boncuk.

Kime kime?

Sana bana.

Başka kime?

Kara kediye.

Kara kedi nerede?

Ağaca çıktı.

Ağaç nerede?

Balta kesti.

Balta nerede?

Suya düştü.

Su nerede?

İnek içti.

İnek nerede?

Dağa kaçtı.

Dağ nerede?

Yandı, bitti, kül oldu..."

Evet çiftçilerimiz tekerlemede söylendiği gibi ‘’Yandı bitti kül oldu’’

Adana’da çiftçilerimiz, belki de son yılların en zor döneminden geçiyor. Aşırı kuraklık afetler üretimi olumsuz etkiledi.

Tüm bunların üzerine bir de yüksek girdi maliyetleri, mazot, gübre, ilaç ve sulama giderleri üreticiyi bitirme noktasına getirdi. Ürettiğinden kazanamayan çiftçimiz, borcunu ödeyemez hale geldi.

Zaman zaman köylerimizi ziyaret ediyor, üreticilerimizle dertleşiyoruz. Gördüğüm manzara hiç iç açıcı değil. Çoğu çiftçi, borcunu kapatamayacağını söylüyor.

Burada Adana milletvekillerimize büyük iş düşüyor özellikle de iktidar partisinin milletvekillerine. Lütfen köylerimize gidin, çiftçilerimizin halini yerinde görün. Onlarla sohbet edin, dinleyin. Bu zor dönemde çözüm üretmek herkesin ortak sorumluluğudur.

Çiftçimizin devlete olan borçlarını ertelenmek için mücadele verin, faizsiz kredi imkânı sunmak için elinizden geleni yapın. Destekleri artırın, üretimi sürdürülebilir hale getirin.

Mustafa Kemal Atatürk’ün şu sözünü unutmayın “Türkiye’nin gerçek sahibi ve efendisi, gerçek üretici olan köylüdür.”